
Dünya , uzun süre evrenin merkezi olarak kabul edildi. Bunu sağ duyu da besliyordu. Öyle ya bugün bile hepimize, sıradan insana Güneş, Dünya’nın çevresinde dönüyor gibi gelmiyor mu?
Tarımda en büyük buluş kuşkusuz sabandır. Sabanı, toprağı yaran ve havalandıran bir kama olarak düşünürüz. Gerçekten bu kama da ilkel mekanik buluşların en önemlilerindendir. Ama saban aynı zamanda başka bir önem daha taşımaktadır: toprağı kaldıran bir kaldıraçtır, gerçekten de kaldıracın ilk uygulamalarındandır. Uzun yıllar sonra Arşimed, Yunanlılara kaldıraç kavramını anlatırken, kaldıraca dayanak bulabilse, Dünyayı yerinden oynatabileceğini söylemişti. Ama bu olaydan binlerce yıl önce, Ortadoğu’da saban süren çiftçiler, “bana bir kaldıraç ver, tüm dünyayı beslerim” derlerdi.
Daha önce değindiğim gibi, tarım, hiç değilse, bir kez daha ve çok daha sonra, Amerika’da keşfedilmiştir. Ama saban ve tekerlek keşfedilmemişti, çünkü her ikisi de çekim hayvanlarını gereksindirir.Ortadoğu’da bazit tarımdan sonra varılan aşama, çeki hayvanlarının evcilleştirilmesi olmuştur. Bu biyolojik aşamaya varamadığı için, Yeni Dünya toprağın sopayla kazılıp, yükün sırtta taşındığı düzeyde kaldı. Çömlekçi çarkını bile bulamadı.(İnsanın Yücelişi, J.B.s: 74-76)
Arşimet (Archimedes :İÖ. 287-212).
Bir Yunan matematikçisi, fizikçisi ve mühendisi olan Arşimet, belki de çağının en büyük bilim adamıydı.İlk kez, bir dairenin çevresinin çapına oranını(pi sayısını) tam olarak hesaplamış; silindir ve diğer geometrik şekillerin alan ve hacimlerinin nasıl hesaplandığını göstermiştir. Batan cisimleri etki eden kaldırma kuvvetinin doğasını keşfi ile tanınır ve de çok yetenekli bir mucit olarak bilinir. Bugün bile hala kullanılan pratik keşfilerinden biri Arşimet vidasıdır. Bu vida, eğimli olarak dönen halka boru şeklinde olup genllikle gemiden suyu çıkarmak için kullanılır.O, mancınığı keşfetmiş ve ağır yükleri kaldırmak için ağırlıklar, makaralar ve kaldıraç sistemlerini bulmuştur.O’nun icatları, Romalıların iki yıllık kuşatmaları sırasında, doğduğu şehrin (Syracuse) savunmasında askerlerce başarıyla kullanılmıştır.
Rivayete göre, Kral 2.Hieron’un tacının saf altından mı yoksa başka metallerin karışımından mı yapıldığı kral tarafından Arşimet’e sorulur. Araştırma işleminin taca zarar vermeden yapılması istenir.Kuyumcu sahtekarlık yaparak içine değersiz madenler koymuş mudur? Arşimet o sıra hamamda soruyu düşünüyordu.Banyo teknesine oturduğu sırada, temknnenin üstünden akıp giden suyun miktarının bedeninin suya dalan bölümünün hacmine eşit olduğu dikkatinini çekti.Arşimet, tacını bütününü bir banyodaki suya daldırdıktan sonra, kaybettiği ağırlığa dikkat ederek çözümü buldu. Bu keşfinden dolayı Arşimet çok heyecanlanmış, “Onu buldum” anlamına gelen Yunanca “Eureka!”diye bağırarık çıplak şekilde Syracuse’nın caddelerinde koşmuştur.(Fizik, Seway s:400)
İÖ 287′de dolaylarında doğan Siracusalı Arkhimedes klasık çağların belki de en büyük bilim adamlarındandır. Mekanik biliminde efsanevi başarılar elde etmiş (” Bana bir kaldıraç verin, bir de onu dayayacağım bir yer gösterin, dünyayıy yerinden oynatayım”), bir çember ile çapı arasındaki oranı gösteren pi değerini (3,142…) çok küçük bir hatayla ilk kez hesaplayan kişi olmuş, evnehih kaç kum tanesi alacağını-elbette, evrenin boyutlarının bilindiğini varsayarak-kestirmeye çalışmışır.
Yaşamıyla ilgili en çok bilinen öykülerden birinde, kralı ve koruyucusu 2. Hieron, ondan, işlediğinden kuşkulandığ ıbir suçu araştırması ister.Öykü (Vitruvius Pollio) tarafından şöyle anlatılır:
“Hieron,Arkhimedes’ten, kendisine verilen bir taç ya da çelengin, ona bir zarar vermeden, saf altın olup olmadığını, kuyumcunun sahtekarlık yaparak ona daha değenrsiz bir maden katıp katmadığını ortaya çıkarması istemişti.
Arşimet sorunu kafasında evirip çevirirken bir rastlantı sonucu hamamda bulunuyordu. Orada banyo teknesine oturduğu sırada, teknenin üstünden akıp giden suyun miktarının bedeninin suya dalan bölümünün hacmine eşit olduğu dikkatini çekti. Hemen sorunun çözüm yolunu gördü. bekleyemedi ve o heyecanla hamamdan dışarı fırladı. sokaklarda çırılçıplak evine doğru koşarken avazı çıktığı kadar aradığı şeyi bulduğunu haykırdı: Bir yandan koşuyor, bir yandan da durmadan Yunanca bağırıyordu: Eureka! Eureka! Buldum! Buldum!
(Bilimin Arka Yüzü, s: 215,-216)
Arşimet eve döndükten sonra kendi üzerinde denediği şeyi altın taçla da yaptı. Kuyumcunun bir miktar gümüş kattığı anlaşıldı ve zavallı kuyumcu idam edildi.
Siracusalı Arşimet “bana bir kaldıraç verin, bir de onu dayayacağım bir yer gösterin, dünyayı yerinden oynatayım” demişti.
İÖ 214 yılında Siracusa’yı Romalı general Marcellus denizden ve karadan kuşatmıştı. Arşimet, şimdi de bir kahraman olarak karşımıza çıkar. Roma donanması tam iki yıl boyunca körfezde tutmayı başarır.Tarihçi Plutarkhos şöyle anlatır:
” Romalılar saldırdığında böylesine büyük bir askeri güce ve böylesine şiddetli bir saldırıya karşı koymalarının olanaksız olduğunu düşünen Siracusa halkının dehşetten dili tutuldu. Ne var ki Arşimet hemen makinelerini kullanmaya başladı. Makineler, Roma kara güçlerine okları, mızrakları, koca koca taşları öyle inanılmaz bir gürültüyle ve hızla atmaya başladı ki, bunların önünde hiçbir şeyin ayakta kalması olanaklı değildi. Önlerine çıkan her şeyi yıkıp döktüler, saflar arasında korkunç bir kargaşaya yol açtılar.
Kentin deniz tarafında, surların üzerinden, Roma kadırgalarına olağanüstü bir hızla çarpıp onları hemen batırmak için gerekli şeylerle donatılmış kocaman kalaslar fırlatan muazzam makineler kuruldu: Turna kuşlarının gagalarına benzeyen demir çengellerle ya da kancalarla pruvasından yukarı çekilen, sonra da kıçları üzerine suya düşen gemiler denizin dibini boyladı. Halatlarla ve çengellerle kıyıya doğru çekilen birtakım gemiler ise hızla ilerleyip kent surlarının altında yükselen kayalara bindirdikten sonrada paramparça oldular, tayfaları da oracıkta can verdi
Sık sık bir gemi denizden alınıp yukarı kaldırıldı ve havada asılı kalıp fırıl fırıl dönüp durdu: manzara çok korkunçtu. Bu sırada insanlar sallantının şiddetiyle gemiden düştü; en sonunda da gemi, makeninin bırakmasıyla ya sulara çarpıp parçalandı ya da denize batıp gitti.
Marcellus’un sekiz kadırga üzerinde ileri sürdüğü, aynı adı taşıyan müzik aletine benzemesi nedeniyle Sambuka denilen makineye gelince, Arşimed, surlarda bir hayli uzak olduğu halde ona arka arkaya onar kiloluk üç kaya fırlattı; hepsi de büyük bir gürültüyle ve şiddetle çarptı ve makineyi parçalayıp darmadağın etti.
Marcellus, bu tehlike karşısında, kadırgalarını olabildiğince hızlı bir biçimde geri çekti, sonra.kara güçlerinin de aynı şekilde geri çekilmesi için emirler yolladı. Ardından savaş meclisini topladı. Mecliste, mümkünse ertesi sabah gün doğmadan surlara yaklaşma kararı alında. Çünkü böyle bir durumda Arşimet’in makinelerinin fırlattığı okların, mızrakların ve taşların, makineler çok güçlü olduğundan, başlarının üzerinden geçip gideceğini düşündüler. Ne var ki Arşimet, makinelerin bütün uzaklıklara göre ayarlayarak uzun zamandır kendisini buna hazırlamaktaydı. Ayrıca srlara delikler açtırmış ve buralara okları çok uzaklara fırlatmayan ama çok seri biçimde atan skorpionları( dev boyutlu mekanik yaylar) yerleştirmişti. Dolaysıyla, işlerin aslında hiç de düşündükleri gibi olmadığını bilmeyen Romalılar, surlara yaklaştıklarında, tepelerinden aşağı yağmur gibi boşanan bir kargı ve koca koca taş bulutuyla karşılandılar: Çünkü makineler bütün o şeyleri surların her noktasından fırlatıyordu. Bu, onları geri çekilmek zorunda bıraktı. Biraz uzaklaştıklarında bu kez geri dönüş yollarına daha büyük makineler ir attığı Siracusalılara herhangi bir karşılık verme fırsatı tanıdan gemilerine büyük hasar verdiği gibi savaşçılarına arasında da korkunç bir zayiata yol açan başka oklara hedef oldular. Çünkü Aşimet makinelerinin çoğunu surların hemen altına yerleştirmişti. Bu yüzden, görünmeyen bir düşmanın sürekli saldırısına maruz kalan Romalılar sanki Tanrılara karşı savaşıyor gbiydi.
Fakat marcelllus kendi atıcılarıyla ve mühendislerinin haline gülüyordu. “Niçin bu matematik Briareos’u ile savaşmaktan vazgeçmiyoruz?” diye soruyordu; “ kıyıya oturup alay edermişçesine denizden yaptığımız saldırıları utanç verici bir biçimde boşa çıkaran, bir defada bizim yüzümüzü birden vurarak yüz kollu masal devlerini bile geçen bu insanoğlu kim?”
Aslında geri kalan bütün Siracusalılar, Arşimet’in bataryasında bir gövdenin parçası gibiydiler. Her şeyi kendisi yönetiyordu. Bütün öteki silahlar bir kenarda duruyordu. Kentin tek saldırı ve savunma silahları Arşimet’inkilerdi. Romalılar sonunda öyle dehşete düştüler ki, surların üzerinden bir ipin ya da bir sopanın uzatıldığını gördüklerinde bile Arşimet’in bir makineyi kendilerine çevirdiğini haykırıp arkalarını dönerek kaçmaya başladılar. Bunu gören marcellus saldırarak ilerleme düşüncesinden vazgeçti ve her şeyi zamana bırakıp kuşatmayı ablukaya çevirdi.
Ancak Arşimet o denli derin kavrayışlı, o denli yüce gönüllü ve matematik bilgisi o denil çoktu ki, bu makineleri bulması ona insandan çok tanrılara özgü bilgiler bahşedilmiş bir insan ünvanı kazandırdı; ne var ki onun bunları yazılı olarak bırakmak gibi bir kaygısı hiç olamdı. Çünkü o bütünüyle mekanik üzerinde yoğunlaşmanın ve kamuya hizmet eden her sanatın değersiz ve iğrenç bir şey olduğunu düşünüyor, bir tek, yaşamın zorunlu kıldığı şeylerle hiçbir bağı olmayan ve yalnızca mantıksal doğrulukan ve kanıtlamadan doğan gerçek kusursuzluğu yakalayan kafa işlerinden zevk duyuyordu.
Fakat onunla ilgili olarak anlatılan bazı şeyleri de akıl almaz diye reddetmeye kalkmayacağız: Sürekli bir perinin, yani geometrinin büyüsü altında olduğu için ne yer içer ne de kendine bakarmış. Çoğu zaman hamama zorla götürürlermiş. Oradayken de küllerin üzerine geometrik şekiller çizer, yağlandığında parmağıyla bedenine çizgiler çekermiş. Duyduğu zihinsel haz onu bu denli kendinden geçirir, bilim onu böylesine coştururmuş. Birçok ilginç ve mükemmel buluşun yaratıcısı olduğu halde, arkadaşlarının, mezar taşına yalnızca içinde küre çizili bir silidir kazımalarını ve içerilen cismin hacminin içeren cismin hacmine oranını yazmalarını istediği söylenir. Kendisini ve Siracusa kentini Romalılar karşı korumak için elinden gelen herşeyi yapan Arkhimedes işte böyle biriydi.”
Roma donanması, Arşimet’in silahlarından uzak durarak üç yıllık bir kuşatmanın (ablukanın) ardındarn Siracusa düştü. Plutarkhos, dehanın ölümünü şöyle anlatır:
“Marcellus’u en fazla etkileyen Arşimet’in kötü yazgısı oldu: O sırada bir matematik problemi üzerinde çalışıyordu ve çizdiği şekle öyle dalmıştı ki ne Romalıların telaşlı seslerini duydu ne de kentin alındığını farketti. Bir asker ansızın odasına girip marcellus’a gitmek için kendisini izlemesini emretti. Fakat Arşimet çalıştığı problemi çözene kadar bunu yapmak istemedi.Asker öfkeyle kılıcını çekip onu öldürdü. Marcellus, onun ölümüne çok üzüldü. Dinsiz ve iğrenç biriymiş gibi onu öldüren askere yüz çevirdi: Arşimet’in akrabalarını aratıp buldurarak onlara değerli armağanlar verdi.”
Romalılar, Arşimet’in kendilerine ve rdiğidersten yarrarlmanamadılar.Birkaç yıl sonra Annibal’ın İkinci Pön Savaşı’ndaki yenilgisinin ardından yüzyıllar boyunca zorlu bir düşmanla karşılaşmadılar En sonunda barbarların üstün askerlik bilgileri sonucunda imparatorluk çöktü
Romalıların askerlik becerileri İS 4. yüzyıla dek iyice zayıfladı; bununla birlikte güçlerinin doruğunda olduklarında bile Hunların ağır okları “dört nala giden atlarının üzerinden şaşmaz bir isabetle atan” okçularına dayanmakta güçlük çektiler. Herhalde Arşimet, Hunları takdir ederdi.”
69 Yorum var “Arşimet”
Sizde Yorumunuzu Yazın
Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.


Temmuz 16th, 2007 at 02:47
Arşimetin onlarca parabolik şekildeki aynalı kalkanları, ışığı tek bir noktaya odaklanacak şekilde ayarlayarak oluşan ısıyla roma gemilerini yaktığıda söylenir…
Ağustos 6th, 2007 at 14:19
Sanırım boyle bir bilginin ihtiyacını cok çekiyoruz işin en acısı bin yılda bir cıkan boyle bilginin barbar bir asker tarafından öldürülmesi olsa gerek
Ekim 10th, 2007 at 19:38
çok güzel
Ekim 14th, 2007 at 12:36
hakikaten böyle değerli şahsiyetlerin roma ya da yunanistanda çıkmasından hep hoşlanmamışımdır.
mesela aynı şahsiyet osmanlı zamanında olsa çok takdir edilirdi osmanlılarca.
ve ben şuna inanıyorumki yazık olmuş.
Ekim 25th, 2007 at 15:32
selam tokattan selim turhal da bisikletciyim okudum cok beğendim saolun var olun pekakaya lanet olsun
Ekim 27th, 2007 at 17:52
yaww bu çok uzun kısası olsa hadi nese:(
Kasım 2nd, 2007 at 19:42
manyakkkk bşiiii ya okuyun abi
Kasım 2nd, 2007 at 21:14
spr valla odevm ıcn cok uydu tskkrlerr
Kasım 12th, 2007 at 19:55
tam ödevime uygun öğretmen çok sevdi çooooooooook teşekkürler sağolun
Kasım 12th, 2007 at 22:27
çokkk uzun yaaaa olmadı
Kasım 13th, 2007 at 19:55
hadi be arşimetin resmine benzemiyoooooo
Kasım 13th, 2007 at 20:02
çok manyak bişey ben eda yılmaz
Kasım 13th, 2007 at 20:40
ya öğretmen beyendi 5 verdi valla kim yazdıysa çok teşekür ediyorum
Kasım 14th, 2007 at 20:15
hepsinii okuyamadım ama okudugum kadarıyla güselllllll
Kasım 16th, 2007 at 16:42
Siteniz mükemmel çok beğendim.
Kasım 16th, 2007 at 20:06
arşimet çok güzel silahlar yapmıştır
Kasım 18th, 2007 at 12:40
okudum çok güzeldi.öğretmende çok beğendi.bu site sayesinde 5 aldım.teşekkürler
Kasım 18th, 2007 at 12:41
çok sevdim.teşekkürler
Kasım 18th, 2007 at 17:46
valla ben arşimet ile ilgilenmiyorum ama yinede iyi ve güzel adam ne bulduğunuda biliyorum ama öğretmenimiz yinede araştırmamızı istedi
Kasım 19th, 2007 at 15:00
daha okumadım ama çok güzel bir şey olduğunu mail lerden anladım
Kasım 19th, 2007 at 16:32
bence bu arşimetin resmine benzemiyo o sadece yaşlı bir dede
Kasım 19th, 2007 at 16:33
çok güzel bir bilgi 5 aldım bu siteye kim koyduysa tesekkürler
Kasım 19th, 2007 at 21:51
çoooook spr öğretmenin istediğinden çok daha fazla bilgi buldum
işin kötü yanı öğretmen bilgisayardan çıkartma kbl etmio 
Kasım 20th, 2007 at 21:33
akıllım sende bulduklarını yazsaydın yaaaaaaaaa:)
Kasım 20th, 2007 at 21:39
he söyleyeyim o karmakarışık şeyi kuzenim yazdı
Kasım 20th, 2007 at 21:44
galiba beni sevmediniz madem
Kasım 20th, 2007 at 21:44
ay bende artık yorum yazmam
Kasım 20th, 2007 at 21:45
ellveda
Kasım 21st, 2007 at 21:08
arşimetin buluşlarını bulamadım ama bu site çok güzel sitenizi devamlı takip edicem bugün din yazılımda 100 almaya çalışacağım bu nu sizinle paylaşıyorum çünkü sınav sonucumun herkesin 100olarak bilinmesni istiyorum.
Kasım 22nd, 2007 at 21:45
iyi bir bilim adamı
Kasım 25th, 2007 at 10:54
naz seni seviyorum
Aralık 17th, 2007 at 21:43
yaw sitede istediğim her sey varmıs
ben matematikçiyim
Aralık 20th, 2007 at 18:16
bence güzel olmuş resimlerde güsel
Aralık 21st, 2007 at 13:45
nasıl benzemiyo arşimete yhaa o işte ama gzl yazılmışş işime yarıyo yayınlayalara tşk ederim…
Aralık 23rd, 2007 at 23:09
Bir arkadaş osmanlıdada çıksaydı böyle bılım adamları dıye yakınmış, kardeş osmanlı dinden yüz çeviripde pozitif bilimlere önem mi vermişki bilim adamı yetiştirsin onlar dının emrini dahi bilmeden dine körü körüne bağlanmışlardı neydi peki emir “oku” idi.gerçi şimdiki durumda osmalıya doğru gitmekte yüzümüzü bir türlü ilime, fenne, akıla çeviremiyoruz ve bunun eksikliğinden hep şikayet ediyoruz.
Aralık 25th, 2007 at 15:09
ardığım ne varsa hepsini buldum.çok teşekkür ederim
Aralık 30th, 2007 at 14:44
beyler deşşet olmuş çok güzel tşk ederim:D
Aralık 30th, 2007 at 16:23
bu arşimet ne zaman doğdu ne zaman öldü
Ocak 3rd, 2008 at 18:12
ya aradığım hiç bişeyi kısa ve öz olarak bulamadım archimeti aradım doğumundan ölümüne kadar olan hayatını ama bulamadım malesef ::(nese byby
Ocak 3rd, 2008 at 19:08
arsimet vidasi
Ocak 5th, 2008 at 18:45
ben bunları okumadım ama konumuda bulamadım bye
Ocak 6th, 2008 at 17:00
arşimet ne büyük adammış be
Ocak 6th, 2008 at 17:09
Bu arşimetin bir lafı var ‘bana bir destek noktası verin dünyayı yerinden oynatayım ‘diyor .Buna kim inanır.Tabiki KADİR İNANIR
Ocak 8th, 2008 at 17:59
çok iyi bir adammı bunu yazanlara çok tşk
Ocak 12th, 2008 at 16:30
güzel amam ben arşimet vidasını arıyorum hepsinide okumadım arkadaşlar içinde arşimet vidası varmı sizce
Ocak 12th, 2008 at 16:33
çünkü ödevime 2 gün kaldı
Ocak 19th, 2008 at 21:04
yha bn arşimet vidası arıy0rdum ama bulamadm olsun yine de saolun
Ocak 21st, 2008 at 19:14
yha ben arşimed vidasını arıyorumlütfen yardım bi sayfayı geçmicekmiş lütfen yardımedin…….
Ocak 22nd, 2008 at 15:30
arşimet vidası bnmde görevim petek birbirimize yardımcı olursak bulabiliriz>#
Ocak 22nd, 2008 at 19:59
yha 2.perf. ödevim arşimet vidası ama bulamıyorum . 2 gün kaldı yhaa off ben bittim :(…..
Ocak 22nd, 2008 at 20:05
bulamıyorum ödevimi ya bıktım araya araya aranızda arsimet vidasını bulan varsa ne olur site adı felan yassın
Şubat 8th, 2008 at 12:04
ödevimi bitiremedim.okullarda açılıyor.
Şubat 13th, 2008 at 16:00
yani ben okudum. ama uzun sürdü okuyana kadar herhalde1 gün oldu. ben şu anda sanatçıyım ilk defa bu siteye giriyorum ama bu sitde bu arşimetin hayatı çok uzun gözlerim şişti. hadi herkese selamlar byee!!!!!!!!!!!!!
Şubat 25th, 2008 at 14:52
benim bilgisayarımı oyun gönderin
Şubat 26th, 2008 at 20:46
aslında güzel ama ben daha ayrıntılı ve daha güzel bir şekilde istemiştim
Şubat 27th, 2008 at 17:28
ben arşimedesin hayatının en kısa özetini istiyorum nolur bana bununla ilgili bir site adı söyleyin offffffffffffffffffffffffff!
Mart 9th, 2008 at 08:27
hayat güzellere muhtaç
Mart 9th, 2008 at 08:27
aşk bile bile muhtaçtır
Mart 9th, 2008 at 08:28
aşk bile bille tutsaktır
Mart 9th, 2008 at 18:05
gerçekten müthiş buluşlar var insanlar ne kadar teknolojik anlamda ilerlerse o kadar salaklaşıtor sanırım
Mart 9th, 2008 at 18:06
gerçekten müthiş daha kısasını isteyen arkadaslara üzülüyorum harcanılan o kadar boş vakit karsısında böyle bir yazıya zaman ayıramamak ahmaklık olur sanırım
Mart 17th, 2008 at 00:40
gercekten aradıkalrımı buldumm ama bılmıorumm daha fazla bılgı yokmu:D
Mart 17th, 2008 at 00:41
ama kısa ve oz olsunn lutfennnn
Mart 19th, 2008 at 15:58
yaaaa pofffff daah kısa istiorum dicem ama bi fayda etmiycek sanırım ben bunları yazana kadar ödevin süresi biterrr:(
Mart 19th, 2008 at 16:02
arkadaşlar arşimetin ölüm ve doğum yılları i,isteyenler için
(M.Ö. 287, Sicilya - M.Ö. 212, Sicilya),
Mart 22nd, 2008 at 14:21
çok güzel bir site eminim öğretmende beyenecek bu site yi kim koyduysa teşekkürler
Nisan 5th, 2008 at 09:41
evet aslında biraz daha kısa olsaydı daha güzel olurdu çoooooooooooook uzun yazamıyorum kollarım koptu artık yaaaaaaaaaaaa
Nisan 9th, 2008 at 13:08
çok güzeldi
Nisan 12th, 2008 at 10:18
sonunda bitti pazartesi günü öğretmene vericem inşallah beyenir aminnnnn