Polimer Nedir? Çözeltiler
Haz 29

anitkabir.jpg

20. yüzyılın en büyük dehalarından biri olan, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü 10 Kasım 1938 tarihinde kaybettiÄŸimizde bütün ülke yas içindeydi. Bu yüce insana yakışır bir anıt mezarın yapımı, her büyük anıt gibi yıllar alacağı için Ankara Etnografya Müzesi, Atamıza geçici bir istirahatgâh oldu.

Anıt mezar için, öncelikle bir yer seçimi gerekmekteydi. 6 Aralık 1938′de oluÅŸturulan bir ön komisyon Ankara’da sekiz ayrı noktayı inÅŸaat yeri olarak belirledi. Üzerinde en çok durulan yer, Atatürk’ün çok sevdiÄŸi Çankaya idi. TBMM tarafından kurulan ve kesin yer tespitini yapacak olan büyük komisyon, Trabzon Milletvekili Mithat Aydın’ın önerisiyle, o yıllarda üzerinde meteoroloji istasyonu olduÄŸu için Rasattepe olarak adlandırılan alanı mezar yeri için uygun gördü. Rasattepe, topografik konumu sayesinde, kentin uç noktaları olan Dikmen’den Etlik’e kadar geniÅŸ bir alan içerisinde görülebiliyordu.

Yer seçiminin kesinleÅŸmesinin ardından, Anıtkabir’in projelendirilmesi için BaÅŸbakanlık MüsteÅŸarı’nın baÅŸkanlığında yeni bir komisyon kuruldu ve 31 Ekim 1941′de uluslararası bir yarışma açıldı. İlke olarak, projelerin “Atatürk’ün adı ve kiÅŸiliÄŸi altında Türk Ulusu’nu sembolize etmesi” isteniyordu. Bir yıllık sürenin sonunda yarışmaya 49 proje katıldı. Sonuçta, bilimsel kurul, Alman Prof. Johannes Kruger, İtalyan Prof. Arnoldo Foschini ve Türk mimarlar Prof. Emin Onat ile Doç. Dr. Orhan Arda’ya ait üç projeyi seçti.

Uygulama kararı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne aitti. Hükümet tarafından, Prof. Dr. Emin Onat ve Doç. Dr. Orhan Arda ikilisinin projelerinin uygulanmasına karar verildi.

Bu büyük yapının inÅŸaasında en önemli malzeme olan travertenler, Ankara’nın Haymana, Mahköy ve Papazderesi, Çankırı’nın Eskipazar, Kayseri’nin Pınarbaşı Yörelerinden; mermerler ise Afyon, Çanakkale, Bilecik, Adana ve Hatay’dan getirtildi.

Yapı iÅŸleri belli bir aÅŸamaya geldikten sonra, Anıtkabir’de yapılacak heykel, kabartma, yazı ve kitabeler için yeni bir yarışma açıldı. Sözkonusu eserlerde, KurtuluÅŸ Savaşı ve Atatürk Devrimleri konu alınacaktı.

Bütün bu çalışmalar, 9 Kasım 1953 tarihinde bitirildi. Atamız, tam 15 yıl sonra, 10 Kasım 1953 tarihinde, Ankara Etnografya Müzesi’nden ebedî istirahatgâhına taşındı.

Bu yüce insanın ziyaretçileri, ona yakışır bu yapıya, ormanlık bir alanın içinden çiçeklerle bezeli bir yoldan geçerek girerler. 26 basamaklı geniş merdivenleri çıkarken Hürriyet ve İstiklal Kulelerinin önündeki, Hüseyin Özkan tarafından yapılmış heykel grupları görünmeye başlar.

Kuleler ve heykellerin bitiminde beliren 262 metre uzunluÄŸundaki traverten döşeli Aslanlı Yol, ziyaretçileri Ata’nın yüce katına hazırlar. Anadolu’da kurulmuÅŸ en eski devlet olan Hitit heykel sanatı üslubundaki aslanlar, yolun her iki tarafında altışar çift olarak (24 tane) sıralanmıştır.

Hüseyin Özkan tarafından hazırlanan aslanlar, sükûneti, kuvveti ve koruyuculuÄŸu simgeler. Aslanli Yol’un sonunda 80×130 m’lik dikdörtgen meydan, tören alanı olarak hazırlanmıştır. Bu alan, 40 bin kiÅŸi kapasitelidir. Tören alanındaki saÄŸlı sollu merdivenlerle, mozolenin bulunduÄŸu Åžeref Holü’ne ulaşılır.

Anıtkabir’in bütün olarak en önemli bölümü, mozolenin bulunduÄŸu 20 metrelik dev sütunlar (önde ve arkada 8, yanlarda 14′er tane) üzerine kurulmuÅŸ olan anıtsal Åžeref Holü kısmıdır. Buraya 42 basamaklı, 44 metre enindeki merdivenlerle çıkılır. Merdivenlerin orta noktasında Atamızın “Hakimiyet Kayıtsız Åžartsız Milletindir” sözlerinin yeraldığı, Hitabet Kürsüsü bulunur. Merdivenlerin bitiminde Åžeref Holü’ne ulaşılır.

Atatürk, Åžeref Holü’nün altındaki bölümde, yeÅŸil ve altın renkli mozaiklerle kaplı sekizgen odada, doÄŸrudan topraÄŸa kazılmış bir mezarda yatmaktadır. Burada, yurdun bütün illerinden getirtilen topraklar aynı tür kaplar içerisinde mezarın etrafına yerleÅŸtirilmiÅŸtir.

Resmi törenlerin yapıldığı Åžeref Holü’nde sembolik bir mermer mezar yeralmakta ve törenlerde bu mezar önünde saygı duruÅŸunda bulunulmaktadır.

Gümüşhane’den getirtilen 32 ton ağırlığındaki kırmızı, siyah ve beyaz renkleri içeren tek parça mermerden yapılma Atatürk’ün sembolik lahitinin arkasındaki tüm cepheye, devasa bir pencere açılmış, böylece dışarıdan vuran ışıkla ziyaretçinin dikkati ilk önce lahit etrafına toplanmıştır. Pencereden, Ankara Kalesi görünmektedir. Lahit bölümünün basık tonozlu örtüsü,altın yaldız mozaikle iÅŸlenmiÅŸ kilim motifli bezemeyi içerir.

Åžeref Holü’nün yan galerileri ve zemini, 15-16. yüzyıl halı ve kilimleri üzerine araÅŸtırma yapan Nezih Eldem’in tasarladığı motiflerden oluÅŸan renkli mozaiklerle süslüdür. Mozole kolonatlarında ve kuleler arasında kalan tavanlarda, Tarık LevendoÄŸlu tarafından yapılmış freskler bulunmaktadır.

Åžeref Holü’nün sol dış duvarında, Atatürk’ün GençliÄŸe Hitabesi ile saÄŸda, Onuncu Yıl Nutku’ndan alınan ve “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözleriyle biten konuÅŸmasından alıntılar, Emin Barın tarafından hazırlanmıştır.

1981 yılında Atatürk’ün 100. doÄŸum yıldönümü dolayısıyla, “Ata’nın Türk Ordusu’na Mesajı” Åžeref Holü’nün giriÅŸinin saÄŸ tarafındaki duvara; İsmet İnönü’nün Atatürk’ün ölümünün ardından yaptığı taziye konuÅŸmaları ise onun karşısına ilave edilmiÅŸtir.

Mozolenin içinde bulunduÄŸu Åžeref Holü’nden çıkışta, Amerika’da yaÅŸayan bir vatandaşımız tarafından gönderilen 33,5 metre boyundaki tek parça çelikten bayrak direÄŸi ile Anıtkabir’in görkemli kuleleri belirir. Ulusumuzun ve devletimizin varoluÅŸunda büyük etkileri olan kavramları temsil eden kuleler; Mehmetçik, Müdafaa-i Hukuk, Zafer, Barış, 23 Nisan, Misak-ı Milli, İnkilap ve Cumhuriyet Kuleleri olarak adlandırılmışlardır.

Anıtkabir’in en geniÅŸ alanını oluÅŸturan, tören alanının etrafı revaklarla çevrilidir. Revakların arkasındaki bölümler, Atatürk’ün özel eÅŸyalarının sergilendiÄŸi müze ve sergi salonu ile idari kısımlar olarak düzenlenmiÅŸtir.

Anıtkabir, Cumhuriyet tarihimiz içinde 1940-1950′li yılları kapsayan, yabancı mimari akımlara karşı geliÅŸen anlayışın zarif, yalın ve estetik bir örneÄŸidir. Türk mimar ve heykeltraÅŸları, yarattıkları modern çizgilerle Anadolu’nun tüm geçmiÅŸ kültürlerine sahip çıkarak, Atamıza yakışan bu yapıyı ulusumuza kazandırmış, onun kaybından duyulan üzüntüyü Anıt’a gelenlerin hissedebildikleri yoÄŸun bir sevgiye dönüştürebilmiÅŸlerdir.

One Yorum var “Anıtkabir”

  1. kerime Yazmış:

    yaniiiii site süperrrrr
    bayıldım

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.