Åžub 06

amazonlar

1539 yılında iyi donanmış,güçlü ve kalabalık bir İspanyol birliÄŸi, Ekvator’daki Kuito kasabasından yola çıkmıştı. Bu yolculuÄŸun amacı ,daha doÄŸuya doÄŸru içerilere gitmek,orada ne gibi zenginlik kaynakları olduÄŸunu öğrenmekti.

BirliÄŸin yiyeceÄŸi ve beraberinde taşıdığı gerekli bazı ÅŸeyler azalmaya baÅŸlayınca, Peru Fatihi’nin kardeÅŸlerinden biri olan Gonzalo Pizarro,bir gurup askerin tekneyle geri dönmesini ve ikmal malzemesi getirmesini emretti.

Francisco de Orellana komutasındaki elli kiÅŸi asıl birlikten ayrıldı. Nehirde yol alırlarken, kuvvetli akıntı onları aksi yönde, daha doÄŸu’ya doÄŸru sürükledi.Bir kaç gün süren ve yararsız kalan yorucu çabalardan sonra, Orellana akıntıya uymalarını söyledi.

Akıntının tekneyi sürükleyeceği yere gitmeyi göze almışlardı. Zaten yapabilecekleri başka bir şey de yoktu. Gene de talihleri yaver gitti. Yiyecek bulabildikleri bir köye ulaştılar.

Tekrar yola çıktıklarında,kuvvetli akıntı onları sıcak,buhar tüten, sık ormanların içine doğru sürükledi. Nehrin iki kenarı ormanın ağaçlarıyla çevrelenmişti. Sivrisinekler,başka haşarat,yorgunluk yetmiyormuş gibi, 200 den fazla yerlinin saldırısına uğradılar. Barutları nemlenmişti, ateş almıyordu.

Bunun için okla savaşmak zorunda kaldılar. Yerlilerden güç bela kurtulmuşlardı ki dar, iki ucu şimdiki gondollar gibi kalkık,çok ilkel yapıda kayıkların içinde, yaklaşan sarışın, uzun saçlı,geniş omuzlu,boyları çok uzun,çıplak denilecek kadar az giyimli kadınların saldırısıyla karşılaştılar.Mızraklarını ustalıkla savuran kadın savaşçılar, içlerinden bazılarının ölümüne sebep oldu.

Daha sonra, Orellana bu nehiri “Amazon” diye isimlendirdi. BilindiÄŸi gibi, “Amazon” efsanemsi nitelikte bir kadın savaşçılar ırkına verilen isimdir. Güçlü, saÄŸlıklı ve o ölçüde de güzel olan bu kadınlar, daha iyi yay çekip ok atabilmek için küçük yaÅŸtayken saÄŸ göğüslerini daÄŸlar,düzleÅŸtirirler.

Orellana ve beraberindeki adamları, 4000 mili (yaklaşık olarak 6500 kilometre) aÅŸan bir yolculuktan geri dönebildikleri zaman , gerçekten zorlu, tehlikeli, unutulmaz dakikaların anılarını da beraberlerinde getirmiÅŸlerdi. Kolay deÄŸil ,Güney Amerika’nın en geniÅŸ bölümünü geçen ilk beyaz insanlar onlardı.

O gün bugündür, Francisco Orellana’nın verdiÄŸi “Amazon” ismi süregelmiÅŸtir. Bütün dünya, Güney Amerika’nın bu büyük nehrini aynı isimler anar ve söyler. Fakat Orellana ile adamlarına saldıran efsanevi “Amazonlar”, altın rengi uzun saçları çıplak omuzlarına dökülen kadın savaşçılar bir daha görülmemiÅŸ, belki de ait oldukları yere, efsanelerin dünyasına dönmüşlerdir.

Etiketler: , , , , ,

Yorum Yaz


Sende Yorumunu Yaz

Bu yazıya yorum yazabilmek için Giriş yapmalısınız .