Eski Gözlüklerinizi atmayın, resim çerçevesi yapın Mevlânâ Celaleddin-i Rumi
Mar 25

Amerika BirleÅŸik Devletlerinin 16. CumhurbaÅŸkanı Abraham Lincoln’ün çocukluÄŸu yoksulluk içinde geçmiÅŸ, doÄŸru dürüst okula bile gidememiÅŸti. Küçük yaÅŸta babasıyla birlikte ormanlarda kereste biçmiÅŸ, nehir gemilerinde çalışmış, bir kürk tüccarının kâtipliÄŸini yapmıştı. 1818 yılında, İndiana’yı kasıp kavuran bir salgın hastalık sırasında, baba-oÄŸul bütün bir sonbahar mevsimi boyunca tabut yapıp sattılar!..

Böylesine yoksulluk içinde geçen çocukluk ve gençlik günleri, Abraham Lincoln’ün kendi kendini yetiÅŸtirip 1834′te avukat, 1860′ta da A.B.D. CumhurbaÅŸkanı olmasını engelleyemedi.

KöleliÄŸe karşıydı Lincoln. YetiÅŸme biçiminin onun bu düşünüşünde büyük etkisi olmuÅŸtu. Beyaz Amerikalının zencilere uyguladığı insanlık dışı tutum, Abraham Lincoln’ün üzerinde çocukluÄŸundan beri derin izler bırakmıştı. CumhurbaÅŸkanı seçilmeden önce, köleliÄŸi kaldırmanın çok zor olduÄŸunu biliyor, hiç olmazsa daha da yayılmasını önlemeyi düşünüyordu.

Abraham Lincoln’ün cumhurbaÅŸkanlığına seçilmesi. Güney Eyaletlerinde ayaklanmanın baÅŸlaması için sanki bir iÅŸaret oldu. 1861 ÅŸubatında, Güney Carolina ve onu izleyen 10 eyalet BirleÅŸik Devletlerden ayrılarak aralarında bir Konfederasyon kurdular. BaÅŸkenti Richmond olan bu devletin anayasasında şöyle bir madde yer alıyordu :

“Zenci, beyaz insanla hiç bir zaman eÅŸit haklara sahip olamaz, kölelik, yani beyaz ırka boyun eÄŸmek; zencinin olaÄŸan bir durumudur…”

Öte yandan Abraham Lincoln, 4 mart 1861′de verdiÄŸi bir söylevle :

“Hiç bir eyaletin, öbürlerinin onayı olmadan Birlik’ten ayrılamayacağını..” ileri sürüyordu.

Güneylilerin buna verdikleri karşılık, 12 Eylül 1861′de Charleston limanındaki Sumter kalesini topa tutmak biçiminde oldu. Bu iç savaÅŸ demekti.

Dört yıl süren iç savaşın sonlarına doğru. Cumhurbaşkanlığı süresi dolduğundan, yapılan seçimlerde yeniden adaylığını koydu ve kazandı. Abraham Lincoln bu haberi soğukkanlılıkla karşılamış ve:

“Amerikan halkı, dereden geçerken at deÄŸiÅŸtirmenin doÄŸru olmadığına inandığı için, seçimlere katıldım…” demiÅŸti.

14 mart 1865′te, ikinci defa Beyaz Saray’a giderken BaÅŸkan Lincoln halka verdiÄŸi demeçte şöyle diyordu :

“Hiç kimseye karşı kin beslemeden, Tanrı’nın bize doÄŸru yolu göstermek için verdiÄŸi güce dayanarak, yaraları sarmaya, savaşın güçlüklerini yüklenenlerin dul eÅŸleriyle yetimlerini düşünmeye ve giriÅŸtiÄŸimiz bu iÅŸi tamamlamaya çalışalım ki; kendi aramızda ve dünya uluslarıyla barışı gerçekleÅŸtirebilelim…”

Lincoln’ün bu konuÅŸmasından bir ay sonra, 9 Nisan 1865′te Güney orduları komutanı General Lee, Appomotox ÅŸehrinde kılıcını BirleÅŸik Devletler baÅŸkomutanı General Grant’a teslim ediyordu… 13 Nisan perÅŸembe günü de Washington, Güney’in teslim olmasını kutlamak için baÅŸtan aÅŸağı donanmıştı.

14 Nisan 1865 cuma gününü Beyaz Saray’da çalışmakla geçiren Abraham Lincoln, akÅŸam biraz eÄŸlenebilmek için, Ford Tiyatrosunda, sahnenin hemen yanındaki locada “Amerikalı YeÄŸenimiz” adlı oyunu seyrediyordu. Locada Lincoln’-den baÅŸka Clara Harris adında bir bayan konuÄŸu ve koruyucusu binbaşı Rathbone bulunuyordu. Bu sırada tiyatronun oyuncularından John Wilkes Booth, locanın önüne gelmiÅŸ, günlerdir inceden inceye hazırlanan planı uygulamaya baÅŸlamıştı.

Booth, aşırı bir Güneyliydi. Dolayısıyla Abraham Lincoln’ün amansız düşmanıydı. Birkaç hafta önce CumhurbaÅŸkanının tiyatroya geleceÄŸini öğrenince, hazırlıklarına hız vermiÅŸ, oyunu tekrar tekrar seyretmiÅŸ, halkın özellikle hangi sahneye güldüğüne dikkat etmiÅŸti. Daha sonra Lincoln’ün oturacağı locanın kapısında, içeriyi görebilmesine yardım edecek küçük bir delik açmıştı!..

Suç ortaklarıyla da görüşerek, sonunda her şeyin hazır olduğunu bildirdi. O gece tiyatroya giderken şöyle diyordu:

“Sahneden ayrıldığım zaman, Amerika’nın en ünlü adamı olacağım!.”

Booth, locanın önüne gelince, küçük delikten içeri baktı. Lincoln ve yanındakiler kendilerini oyuna kaptırmışlardı. Halkın en çok güldüğü bölüme gelindiÄŸinde, kapıyı açarak locaya girdi. Seyircilerin kahkahalarını bastıran bir patlama sesi duyuldu ve Abraham Lincoln’ün başı göğsüne düştü!.. Binbaşı, bundan sonra kendini toplayıp suikastçının üzerine atıldıysa da, Booth bu sefer de bıçağını kullanarak onu yere serdi ve locadan sahneye atlayarak, ne olduÄŸunu anlayamayan halkın ÅŸaÅŸkın bakışları arasında arka kapıdan kaçtı..

Aynı gece DışiÅŸleri Bakanı Sward, evinde dev yapılı bir adamın saldırısına uÄŸruyordu. Adam, Sward’ı boÄŸarken, karısının, oÄŸlunun ve hizmetçisinin yetiÅŸmesi üzerine kaçmak zorunda kaldı. Yine o gece, baÅŸka bir ziyaretçi, BaÅŸkan Yardımcısı Johnson’ın evi önünde dolaşıyordu. Fakat içeriye girmeye cesaret edemedi.

Bir gece içinde Amerika BirleÅŸik Devletleri’ni yöneten üç kiÅŸi yok edilmek istenmiÅŸ, fakat ancak Booth suikast planını gerçekleÅŸtirebilmiÅŸti. Ağır yaralanan Lincoln, ertesi gün öldü.

Washington’dan kaçmayı baÅŸaran Booth, günlerce sonra izi bulunarak, bir çiftlikte sarıldı. Yanında bulunan suç ortaklarından biri teslim oldu, Booth ise intihar etti. Böylece katil, ancak 96 yıl sonra bir rastlantı sonucu ortaya çıkacak sırrını da mezara götürmüştü. Yakalanan öteki suikastçılar da askeri mahkemede yargılandıktan sonra asıldılar. Bunların bir tanesi de kadındı!..

1961 yılında Philadelphia’da eski kitap satan dükkânlardan birinde bulunan askerlikle ilgili kitabın içindeki ÅŸifreli mesaj, Lincoln’a yapılan suikastın karanlıkta kalmış noktalarını aydınlığa kavuÅŸturdu. Doksan altı yıl bir kıyıda unutulup kalan kitap, uzmanlarca incelenince, mesajın uydurma olmadığı ve 1868′de sayfalar arasına yazıldığı kabul edildi.

Aceleyle yazıldığı anlaşılan cümleler, Abraham Lincoln’ün hükümetinde Savunma Bakanı olan Edwin M. Stanton’ın gizli güvenlik ÅŸefi TuÄŸgeneral C. Baker’a aitti. Baker da 1868 yılında esrarlı bir biçimde, bazılarına göre arsenikle öldürülmüş, bu satırları da ölümünden beÅŸ ay önce kitabın içine yazmıştı.

General yazısında, üç kere öldürülmek istendiğini, sürekli olarak izlendiğini belirtiyor ve şu cümleyi kullanıyordu:

“Yeni Roma’da üç adam yürüyordu; biri Yahuda (Hz. İsa’yı ele verip onun çarmıha gerilmesine sebep olan on iki Havari’den biri) ikincisi Brütüs ve bir de casus… Casus bendim; C. Baker. Yahuda, vurulan adam ölmek üzereyken, onun yanına giderek aslında nefret ettiÄŸi adama saygı gösterisinde bulundu. Adam ölünce de şöyle dedi: “Åžimdi tarih ona, ulus bana sahip..”

Bu ÅŸifreli yazı, Lincoln’ü öldürten adamın Savunma Bakanı Edwin M. Stanton olduÄŸunu ortaya çıkarıyordu. Yazıda sözü edilen Yeni Roma: Washington, Yahuda: Stanton, Brütüs: oyuncu Brooth ve casus da kendisinin belirttiÄŸi gibi General Baker’dı… Gerçekten de Savunma Bakanı Stanton, Lincoln ölmek üzereyken, yatağının baÅŸucundaydı. Ve öldüğünde :

“O artık tarihin malı oldu…” demiÅŸti.

Åžifre, bu cümleyi tamamlıyor ve Bakan’ın amacını açıklıyordu. Aynı gece içinde Lincoln’la birlikte yardımcısı Johnson ve DışiÅŸleri Bakanı Sward’ın öldürülmesi, Stanton’un BirleÅŸik Devletlerin bir numaralı adamı olmasını saÄŸlayacaktı.

Lincoln’ün oğlu Todd, 1926 yılında ölmeden az önce bir dostuna, babasının evrakı arasında bulunan bazı belgeleri kimseye göstermeden yaktığını söylemiş ve nedeni sorulduğunda:

“Belgelerden, babamın yardımcılarından birinin ona ihanet ettiÄŸi anlaşılıyordu. Bu yüzden bu belgelerin ortadan kaldırılmasının doÄŸru olacağını düşündüm.” karşılığını vermiÅŸti…

One Yorum var “Abraham Lincoln Suikastı”

  1. ceyda Yazmış:

    hayatlarınadan etkilendiğim 3 başkandan 1 i dir.doğumundan ölümüne kadar olan hemen hemen bütün ilginç olağan üstü olayları araştırdım. zekasınada hayranım. bir ideali vardı ve gerçekleştirdi.bu uğurda da öldürüldü.

    bu baÅŸkanlardan ilki ATATÜRK ‘ tür. zekası.ileri görüşü, azmi, disiplini ve insanlığıyla bizlere okadar güzel bir ülke miras bırakmış ki…. fakat bunun deÄŸeri günümüz de hem unutulmaya yüz tutmuÅŸ. hemde baÅŸtan aÅŸağı herkes tarafından unutturulmaya….
    AMA UNUTMAYIN BU ÜLKEYİ NE ÅžARTLARDA KAZANDIÄžIMIZI, BAYRAÄžIMIZIN ÅžEHİT ASKERLERİN ÅžEHİT ANALARIN BABALARIN BACILARI KARDEÅžLERİN KANLARINDAN OLDUÄžUNU UNUTMAYANLAR VE ASLA UNUTTURMAYACAK OLANLARDA ÇOOOOOOK…..
    BİZ ATATÜRK’ ÜN ASKERLERİYİZ !…
    İKİNCİSİ ABRAHAM LİNCOLN’ DÜR.
    ÜÇÜNCÜSÜ İSE CORCH KENNEDY dir.
    ve son olarak abraham lincoln ve kennedy nin hayatlarını araştırırsanız doğumundan ölümüne hatta suikastlerine kadar herşey tarihlerinin bile aynı olduğunu göreceksiniz.
    ÅŸimdi soruyorum bu 3 lider hayran olunmayacak gibi mi???

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.