Bölünebilme kuralları Niğbolu savaşı ve zaferi
May 12

abderali-demokritos.jpg

DoÄŸum ve ölüm tarihleri belli olmamakla birlikte, Zenon’dan 30 yıl sonra doÄŸduÄŸu sanılmaktadır. Çok gezmiÅŸ, Babil’e ve matematik öğrenmek üzere Mısır’a gitmiÅŸ ve orada 5 yıl kalmıştır. Hatta bu seyahatleri sırasında Hindistan’a kadar uzanmış olduÄŸu sanılmaktadır. Ancak Demokritos bir gezgin deÄŸil, bir bilgi arayıcısıdır.

Demokritos’a göre evren, doluluk ve boÅŸluktan oluÅŸmuÅŸtur. Dolu kısım, bölünemez küçük parçacıklar, yani atomlar tarafından doldurulmuÅŸtur; bunlar ölümsüz ve yalındırlar. Nitelikleri aynı ama biçimleri ayrıdır. Varlıklar, bu atomların bir araya gelmelerinden oluÅŸmuÅŸlardır ve bir arada bulundukları sürece vardırlar; ÅŸayet bunları oluÅŸturan atomlar bir nedenle dağılırsa yok olur giderler.

Evrende gözlemlenen değişim, atomların birleşmesi ve dağılmasından ibarettir. Atomcu kuram, özünde mekanist ve deterministtir, ama bu dönemde atomların nasıl hareket ettiklerine ilişkin güçlü bir yaklaşımın eksikliği duyulmaktadır.

Demokritos, ruhu maddeden ayırmaz; ruhu oluÅŸturan atomlar daha ince, daha hafif ve daha hareketlidir; hepsi o kadar. Bu tür ince atomların birleÅŸimine ruh dediÄŸi gibi akıl da der. Bunlar, evrenin her yerine dağılmıştır; öyleyse evren canlı ve akıllıdır. Ancak Tanrı yoktur; Anaksagoras’ın belirttiÄŸi anlamda bir nous da bulunmaz.

Hindistan’da da atomcu görüşlerle karşılaşılmaktadır; ancak tarihini saptamak olanaksızdır. EÄŸer daha önce ise, Yunanlıların bundan haberdar olup olmadıkları düşünülebilir. Haberdar olmaları olanaksız deÄŸildir; çünkü Demokritos İran’da bulunduÄŸu sıralarda doÄŸrudan veya dolaylı olarak bu görüşleri öğrenmiÅŸ olabilir.

Gerek Yunan’da ve gerekse Hint’te birbirlerinden bağımsız olarak düşünülmüş olması da mümkündür; ancak atomcu görüşün DoÄŸu kökenli olduÄŸuna iliÅŸkin baÅŸka bulgular da vardır. Mesela Poseidonius (M.Ö. 1. yüzyıl) bu kuramı, bir Fenikeli olan Sidonlu Mochos’a, yine Byblioslu Filon ise Beyrutlu Sanchuniaton’a atfetmektedir. Filon, bu adamın kitaplarını Yunanca’ya çevirmiÅŸtir.

Demokritos matematikle de ilgilenmiÅŸ ve “Bir Daire veya Bir Küreye Çizilen TeÄŸet”, “Geometri Üzerine”, “Sayılar Üzerine” (aynı adı taşıyan bir yapıtı daha vardır) ve “İrrasyoneller Üzerine” adını taşıyan yapıtlar vermiÅŸtir.

“Bir Daire veya Bir Küreye Çizilen TeÄŸet” te, kürenin veya dairenin teÄŸetle ortak olan bir tek noktası bulunduÄŸunu ve teÄŸet biraz oynatılacak olursa, bu defa daireyi ve küreyi iki noktada keseceÄŸini ve teÄŸet olma özelliÄŸini kaybedeceÄŸini söyler.

“Geometri Üzerine” adlı yapıtın içeriÄŸine iliÅŸkin fazla bir bilgiye sahip deÄŸiliz. Ancak Chrysippus’a dayanarak Plutarkos’un yapmış olduÄŸu ÅŸu aktarma gerçekten çok ilginçtir: “Demokritos, bir koninin, tabanına paralel olan dairelerle kesilecek olursa, kesitlerin yüzeyine iliÅŸkin neler söylenebileceÄŸini sormuÅŸtur. Bunlar eÅŸit midir? Yoksa deÄŸil midir? EÄŸer eÅŸit deÄŸillerse, o zaman koninin yüzeyi merdivene benzeyecek, yani düzgün olmayacaktır. EÄŸer eÅŸitlerse, o zaman da koni bir silindir özelliÄŸine sahip olacaktır. Bu son derece gariptir.”

Bu yorum son derece ilginçtir; çünkü Demokritos, bu yorumunda, bir cismin sonsuz sayıda kesitten oluÅŸtuÄŸunu göstererek Archimedes’e yaklaÅŸmıştır. Demokritos ÅŸunu sezmiÅŸtir: EÄŸer iki piramit, eÅŸit tabana ve eÅŸit yüksekliÄŸe sahipseler, tabana paralel olan düzlemler tarafından eÅŸit yüksekliklerden kesildiklerinde oluÅŸan piramit kesitleri birbirlerine eÅŸit olacaktır. Sonsuz sayıdaki kesitleri eÅŸit olduÄŸu için, iki piramidin hacimleri de eÅŸittir.

Bu bir bakıma, Cavalier’in ortaya koyduÄŸu, “İki hacimin, aynı yükseklikten alınan kesitleri, her konumda eÅŸit iseler, bu iki hacim eÅŸittir.” ilkesine benzemektedir. Demokritos’un incelemiÅŸ olduÄŸu konular, Eukleides’in Elementler’de incelemiÅŸ olduÄŸu bazı konularla paralellik göstermektedir.

“İrrasyonel DoÄŸrular ve Hacimler” adlı yapıtı, konilere iliÅŸkin yapmış olduÄŸu çalışmaların sonucunda yazılmıştır. Burada irrasyonelleri incelemiÅŸ olması çok doÄŸaldır. İçeriÄŸinin ne olduÄŸu bilinmese de, irrasyonel doÄŸruların bölünemez olduÄŸunu düşünmüş olabilir.

Konilerde karşılaşmış olduğu sürpriz karşısında, nasıl bir tavır takınmış olduğu bilinmiyor. Acaba benimsemiş olduğu atom kuramıyla, bu sonucu nasıl uzlaştırmıştır? Çünkü atomun parçalanamaz olduğunu kabul ederse, koni kesitlerinin merdiven biçiminde olduğunu da kabul etmek zorunda kalacağı açıktır.

Platon, Demokritos’tan hiç söz etmez, ama Aristoteles övgüler düzer. Archimedes ise, aynı taban ve aynı yüksekliÄŸe sahip bir koni ile bir silindirin hacimleri arasında 1/3 oranının bulunduÄŸunu keÅŸfetmiÅŸ olmasına büyük bir deÄŸer verir; ancak bunun kanıtını vermemiÅŸ olduÄŸunu da ekler.

Demokritos’un “Gezegenler Üzerine” ve “Büyük Yıl” veya “Astronomi” adlı yapıtları ise astronomiyle ilgilidir. Yer’in, ortası delik, düz bir disk biçiminde olduÄŸuna inanır. Gök küresini, kuzey ve güney gökküreleri olmak üzere iki yarım küreye böler ve güneydeki yıldız kümelerinin kuzeydekilerden farklı olduklarını söyler. Bu görüşleri, Yer’in düz olmasıyla nasıl uzlaÅŸtırabilmiÅŸtir? Bunu açıklamak güçtür; ancak bu yaklaşımı, kendisinin büyük ölçüde Babillilerin etkisi altında kaldığını göstermektedir.

Aynı zamanda iyi bir kozmologdur (yani evrenbilimcidir). Ona göre, evrende çok sayıda ve çeÅŸitli büyüklüklerde dünyalar vardır. Bunlar birbirlerinden farklı uzaklıklarda bulunurlar. Bazıları oluÅŸmaktadır; bazıları oluÅŸmuÅŸtur ve bazıları ise çökmektedir. Bunlardan bazıları çarpışarak yok olurlar. Bazılarında su, bitki ve hayvan yoktur. Bizim bölgemizde ilk önce Yer oluÅŸmuÅŸtur. Ay, yıldızların en altında bulunur; onu GüneÅŸ ve gözle görülebilen beÅŸ gezegen izler.DoÄŸum ve ölüm tarihleri belli olmamakla birlikte, Zenon’dan 30 yıl sonra doÄŸduÄŸu sanılmaktadır. Çok gezmiÅŸ, Babil’e ve matematik öğrenmek üzere Mısır’a gitmiÅŸ ve orada 5 yıl kalmıştır. Hatta bu seyahatleri sırasında Hindistan’a kadar uzanmış olduÄŸu sanılmaktadır. Ancak Demokritos bir gezgin deÄŸil, bir bilgi arayıcısıdır.

Demokritos’a göre evren, doluluk ve boÅŸluktan oluÅŸmuÅŸtur. Dolu kısım, bölünemez küçük parçacıklar, yani atomlar tarafından doldurulmuÅŸtur; bunlar ölümsüz ve yalındırlar. Nitelikleri aynı ama biçimleri ayrıdır. Varlıklar, bu atomların bir araya gelmelerinden oluÅŸmuÅŸlardır ve bir arada bulundukları sürece vardırlar; ÅŸayet bunları oluÅŸturan atomlar bir nedenle dağılırsa yok olur giderler.

Evrende gözlemlenen değişim, atomların birleşmesi ve dağılmasından ibarettir. Atomcu kuram, özünde mekanist ve deterministtir, ama bu dönemde atomların nasıl hareket ettiklerine ilişkin güçlü bir yaklaşımın eksikliği duyulmaktadır.

Demokritos, ruhu maddeden ayırmaz; ruhu oluÅŸturan atomlar daha ince, daha hafif ve daha hareketlidir; hepsi o kadar. Bu tür ince atomların birleÅŸimine ruh dediÄŸi gibi akıl da der. Bunlar, evrenin her yerine dağılmıştır; öyleyse evren canlı ve akıllıdır. Ancak Tanrı yoktur; Anaksagoras’ın belirttiÄŸi anlamda bir nous da bulunmaz.

Hindistan’da da atomcu görüşlerle karşılaşılmaktadır; ancak tarihini saptamak olanaksızdır. EÄŸer daha önce ise, Yunanlıların bundan haberdar olup olmadıkları düşünülebilir. Haberdar olmaları olanaksız deÄŸildir; çünkü Demokritos İran’da bulunduÄŸu sıralarda doÄŸrudan veya dolaylı olarak bu görüşleri öğrenmiÅŸ olabilir.

Gerek Yunan’da ve gerekse Hint’te birbirlerinden bağımsız olarak düşünülmüş olması da mümkündür; ancak atomcu görüşün DoÄŸu kökenli olduÄŸuna iliÅŸkin baÅŸka bulgular da vardır. Mesela Poseidonius (M.Ö. 1. yüzyıl) bu kuramı, bir Fenikeli olan Sidonlu Mochos’a, yine Byblioslu Filon ise Beyrutlu Sanchuniaton’a atfetmektedir. Filon, bu adamın kitaplarını Yunanca’ya çevirmiÅŸtir.

Demokritos matematikle de ilgilenmiÅŸ ve “Bir Daire veya Bir Küreye Çizilen TeÄŸet”, “Geometri Üzerine”, “Sayılar Üzerine” (aynı adı taşıyan bir yapıtı daha vardır) ve “İrrasyoneller Üzerine” adını taşıyan yapıtlar vermiÅŸtir.

“Bir Daire veya Bir Küreye Çizilen TeÄŸet” te, kürenin veya dairenin teÄŸetle ortak olan bir tek noktası bulunduÄŸunu ve teÄŸet biraz oynatılacak olursa, bu defa daireyi ve küreyi iki noktada keseceÄŸini ve teÄŸet olma özelliÄŸini kaybedeceÄŸini söyler.

“Geometri Üzerine” adlı yapıtın içeriÄŸine iliÅŸkin fazla bir bilgiye sahip deÄŸiliz. Ancak Chrysippus’a dayanarak Plutarkos’un yapmış olduÄŸu ÅŸu aktarma gerçekten çok ilginçtir: “Demokritos, bir koninin, tabanına paralel olan dairelerle kesilecek olursa, kesitlerin yüzeyine iliÅŸkin neler söylenebileceÄŸini sormuÅŸtur. Bunlar eÅŸit midir? Yoksa deÄŸil midir? EÄŸer eÅŸit deÄŸillerse, o zaman koninin yüzeyi merdivene benzeyecek, yani düzgün olmayacaktır. EÄŸer eÅŸitlerse, o zaman da koni bir silindir özelliÄŸine sahip olacaktır. Bu son derece gariptir.”

Bu yorum son derece ilginçtir; çünkü Demokritos, bu yorumunda, bir cismin sonsuz sayıda kesitten oluÅŸtuÄŸunu göstererek Archimedes’e yaklaÅŸmıştır. Demokritos ÅŸunu sezmiÅŸtir: EÄŸer iki piramit, eÅŸit tabana ve eÅŸit yüksekliÄŸe sahipseler, tabana paralel olan düzlemler tarafından eÅŸit yüksekliklerden kesildiklerinde oluÅŸan piramit kesitleri birbirlerine eÅŸit olacaktır. Sonsuz sayıdaki kesitleri eÅŸit olduÄŸu için, iki piramidin hacimleri de eÅŸittir.

Bu bir bakıma, Cavalier’in ortaya koyduÄŸu, “İki hacimin, aynı yükseklikten alınan kesitleri, her konumda eÅŸit iseler, bu iki hacim eÅŸittir.” ilkesine benzemektedir. Demokritos’un incelemiÅŸ olduÄŸu konular, Eukleides’in Elementler’de incelemiÅŸ olduÄŸu bazı konularla paralellik göstermektedir.

“İrrasyonel DoÄŸrular ve Hacimler” adlı yapıtı, konilere iliÅŸkin yapmış olduÄŸu çalışmaların sonucunda yazılmıştır. Burada irrasyonelleri incelemiÅŸ olması çok doÄŸaldır. İçeriÄŸinin ne olduÄŸu bilinmese de, irrasyonel doÄŸruların bölünemez olduÄŸunu düşünmüş olabilir.

Konilerde karşılaşmış olduğu sürpriz karşısında, nasıl bir tavır takınmış olduğu bilinmiyor. Acaba benimsemiş olduğu atom kuramıyla, bu sonucu nasıl uzlaştırmıştır? Çünkü atomun parçalanamaz olduğunu kabul ederse, koni kesitlerinin merdiven biçiminde olduğunu da kabul etmek zorunda kalacağı açıktır.

Platon, Demokritos’tan hiç söz etmez, ama Aristoteles övgüler düzer. Archimedes ise, aynı taban ve aynı yüksekliÄŸe sahip bir koni ile bir silindirin hacimleri arasında 1/3 oranının bulunduÄŸunu keÅŸfetmiÅŸ olmasına büyük bir deÄŸer verir; ancak bunun kanıtını vermemiÅŸ olduÄŸunu da ekler.

Demokritos’un “Gezegenler Üzerine” ve “Büyük Yıl” veya “Astronomi” adlı yapıtları ise astronomiyle ilgilidir. Yer’in, ortası delik, düz bir disk biçiminde olduÄŸuna inanır. Gök küresini, kuzey ve güney gökküreleri olmak üzere iki yarım küreye böler ve güneydeki yıldız kümelerinin kuzeydekilerden farklı olduklarını söyler. Bu görüşleri, Yer’in düz olmasıyla nasıl uzlaÅŸtırabilmiÅŸtir? Bunu açıklamak güçtür; ancak bu yaklaşımı, kendisinin büyük ölçüde Babillilerin etkisi altında kaldığını göstermektedir.

Aynı zamanda iyi bir kozmologdur (yani evrenbilimcidir). Ona göre, evrende çok sayıda ve çeşitli büyüklüklerde dünyalar vardır. Bunlar birbirlerinden farklı uzaklıklarda bulunurlar. Bazıları oluşmaktadır; bazıları oluşmuştur ve bazıları ise çökmektedir. Bunlardan bazıları çarpışarak yok olurlar. Bazılarında su, bitki ve hayvan yoktur. Bizim bölgemizde ilk önce Yer oluşmuştur. Ay, yıldızların en altında bulunur; onu Güneş ve gözle görülebilen beş gezegen izler.

Sizde Yorumunuzu Yazın

Ama önce siteye Buradan giriş yapın Hala Üye değilseniz Buradan üye olabilirsiniz.