
Gözyaşı denilen şey, muhtelif fırsatlarla kendisini gösterir. Ağladığımız zaman, çok güldüğümüzde,acı bir rüzgar gözlerimize doğru yüzümüze çarptığında gelir.
Esasına bakılacak olursa,göz yaşının gelmesi için belirli bir fırsat gerekmez. Daima akmaktadırlar. Sadece onların varlığını fark etmeyiz.
Onların varlığını fark etmemiz,çeşitli sebeplerle,aşırı bir şekilde boşanmalarından olur. Gözlerimizi gözyaşı akıntısından korumak için,temiz tutmalıyız. Her üst gözkapağının altında, gözyaşı husule getiren kesecikler mevcuttur.
Devamını Oku »
Etiketler: acı, ağlamak, Gözyaşı, gülmek, nasıl, Neden, niçin

Sütten ürettiğimiz besinlerden biri de yoğurttur. Yoğurt, süt proteinlerinin fermentasyonla çökelmesi sonucu oluşan pıhtıdan ibarettir.
Genelilikle kaynatılıp ılık hale getirilen süte az miktarda eski yoğurdun eklenmesiyle yapılır. Ilık olan sütün ortasına, daha önceden ayrılmış ve suyla karıştırılarak inceltiimiş bir miktar yoğurt yavaş yavaş eklenir. Üzeri kapatılır ve soğumaya alınır.
Burada en önemli girdi, sütün yoğurt haline dönüşmesini sağlayan mayadır. Ve yoğurt yapımında bu görevi eski yoğurt üstlenir. Peki elimizde yoğurt mayalamak için eski yoğurt bulunmuyorsa ne yapmalıyız? Ya da ilk yoğurdun mayası nedir?
Bu soruların yanıtları araştırıldığında, göçebe olarak yaşayan atalarımızın karınca yumurtasından yoğurt yaptığına dair bilgiler edinildi. Bunun üzerine ilk yoğurdun karınca yumurtasından mı, karınca toprağından mı, ya da normal topraktan mı mayalandığını kanıtlamak için araştırmalar yapıldı.
Devamını Oku »
Etiketler: ev yoğurdu, ilk yoğurt, karınca, maya, mayalama, mikrop, oktay ince, süt, yoğurt, yoğurt yapma, İlkler

Dünya üzerindeki bazı yerlerin adı anıldığında, bunlar belirli bir takım şeylerle birlikte hatırlanır. Paris deyince Eyfel Kulesi’ni hatırlarız. Ya da bunun tersi geçerlidir, New York, ünlü “Özgürlük Anıtı” ile aynı anda akla gelir. Bu örnekler sayılamayacak kadar çoktur.
Bulunduğu şehrin adıyla anılan Piza Kulesi de bu örneklerden biridir. Hemen herkes, Piza’nın İtalya’da bir şehir olduğunu ve buradaki kulenin eğri,yana doğru biraz yatık olduğunu bilir. Oysa şehrin büyük ve gerçekten şanlı tarihini bilenler pek azdır.
Bu arada,tabii kulenin kendinin de bir ünü vardır. Söz konusu kule tamamen beyaz mermerden yapılmıştır. Duvarları tabanda yaklaşık olarak 4 metre kalınlıktadır.Kule sekiz katlıdır ve yüksekliği 60 metreye yakındır. Başka türlü söylemek gerekirse,kulenin yüksekliği 15 katlı modern bir yapının yüksekliğine eşit sayılabilir.
Devamını Oku »
Etiketler: eğri, Gezilesi yerler, italya, Neden, niçin, pisa, piza kulesi, pizza, sebebi

Araştırma konusu olarak bu konuyu seçmemdeki amaç insanların saglıgını yetirence düşünmemesi ve saglıga zararlı olan maddeleri bagımlılık halline getirmeleri ve bunu psikolojik olarak devem ettirmeleridir.
1. ALKOLİZM NEDİR?
Alkolizm çoğunlukla genetik yoldan geçen, biyokimyasal bir bozukluktur. Ancak, yüksek dozda ve çok sık alkol tüketimine bağlı olarak geliştirilen alkol bağımlılığı da yoğunlukla görülmektedir. Bunların yanı sıra psikolojik ve sosyal baskılar hastalığı etkinleştirici sebeplerdir. İleri dönemlerde hastalık, vücudun tüm sistemlerine en çok da kardiovaskular sisteme, sinir sistemine ve karaciğere zarar verir. Ne yazık ki, bu üç bölgedeki tahribat ölümcül sonuçlar doğurur.
1.2 Alkolizmin Tanımı ve Sebepleri
Alkolizm, bir kişinin devamlı ve kendisine zarar verecek ölçülerde alkollü içecek almasıyla oluşur. Alkol, fiziksel ve psikolojik zararlarının yanısıra sosyal ve ekonomik açıdan da felaketler doğurur. Alkolizm hastalığının en önemli belirtisi, kişinin sürekli ve çok miktarda alkol alarak bunun sonucunda da davranış değişikliği göstermesidir. Sonunda kişi kendisine hakim olamayacak kadar bağımlı hale gelir ve kendini kaybetmeye başlar. Kişi artık alkolsüz yaşayamayacak hale gelmiştir. Devamını Oku »
Etiketler: Alkol ve zararları, alkolik, alkolizm, bağımlılık, bira, efes, Neden, rakı, Sağlık, tedavi, viski, zehir

Yüzyıl önce devletlerin geleneksel politikaları ve hükümdarlar arasındaki yarışlar, olayların beli başlı sebeplerini oluşturuyordu. Kitlelerin düşünceleri çok defa hesaba katılmazdı fakat içine girmekte olduğumuz çağ gerçekten kelimenin tam anlamıyla kitleler çağı olacaktı.
Kitleyi meydana getiren bireyler kimler olursa olsun; yaşama biçimleri, karakterleri veya zekaları ister benzer, isterse ayrı olsun, kalabalık haline gelmiş olmaları onlara bir nevi kollektif ruh aşılar.
Kitleler tamamen bilinç altı tarafından yönetilir. Dışarıdan gelen bütün etkilerin oyuncağı haline gelebilir. Kitlelerin kendilerine has iyi veya kötü duyguları olabilir. Bunlar abartılı ve basit olarak ortaya çıkabilir. Sorumluluk duygusuna sahip olmadıkları için, kitlelerin duygularının şiddetliliği farklı cinsten kitlelerde aşırı bir hal alır.
Devamını Oku »
Etiketler: Felsefe, halk, hükümdar, Kitleler Psikolijisi, meclis, parlemento, politika, toplum

1882 yılında İstanbul’da doğmuştur. Babası Mehmet Emin Paşa’dır. 1905′te kurmay subay olarak orduya girmiş. 31 Mart isyanını bastırmaya katılmıştır.
Çeşitli cephelerde bulunduktan sonra Millî Mücadele’de Şark Orduları Komutanı oldu. Kurtuluştan sonra Edirne Milletvekili olarak Meclis’e girdi. 1924′te generallikle Ordu Müfettişliğ’inden çekildi. “Terakkiperver Fırka”nın Meclis’te başkanlığını yaptı. 1927′de emekli oldu. 1948′de öldü.
Karabekir Paşa’nın en büyük özelliği şudur. Mustafa Kemal Osmanlı Ordusu’ndan çıkarılmış ve Padişah tarafından gıyaben mahkum edilmiş olarak Erzurum’a gelmişti. Hatta rütbesizliğinden dolayı yaveri bile kendisini terketmişti. İşte o sırada Karabekir Paşa kolordusuyla onun emrine girmiştir.
O, Mustafa Kemal’in davasına inanıyordu ve Doğu cephesinden emin olmasını istiyordu. Bunu temin de etti ve başarılı harekatından dolayı Ermenistan Fatihi unvanını kazandı. Ancak savaş ilerledikçe işlerin Ankara’dan yönetilmesi Kazım Karabekir’i terkedildiği, bir kenara itildiği hissine sürükledi. Devamlı şekilde şifrelerle durumu soruşturuyordu.
Devamını Oku »
Etiketler: asker, enver paşa, Kazım Karabekir, komutan, mehmet emin paşa, mustafa kemal, Osmanlı, paşa, türk, Türkiye cumhuriyeti
|
Son Yorumlayanlar