
Selimiye Kışlası İstanbul’un Üsküdar ilçesinde III. Selim tarafından Nizam-ı Cedid askerleri için inşa ettirilen kışla
Selimiye Kışlası ilk olarak III. Selim devrinde yeni kurulan Nizam-ı Cedid askerleri için kesme taş bir kaide üzerinde ahşap olarak inşa edildi. Yeniçerilerin isyanı sonucunda yıkılan bu bu kışla II. Mahmut devrinde kâgir olarak yeniden inşa edildi. Sultan Abdülmecid devrinde iki defa yenilenen kışlanın dört köşesine yedişer katlı birer kule ilave edildi.
Devamını Oku »
Etiketler: asker, askeriye, cumhuriyet, Osmanlı, Selimiye Kışlası, tarih

Bilim verilerinin doğrudan incelenmesiyle elde edilmiş ve somut deneyim konusu olmuş fenomenlere, nedensel açıklamalara ilişkin kavramlardan ve incelenmemiş ön kabullerden bağımsız yaklaşma yöntemi. Fenomenolojinin kurucusu Alman düşünür Edmund Husserl’dir.
Ona göre gerçek, Platon’un da ileri sürdüğü gibi, mutlak olmalıdır. Eş deyişle her nesnenin bizim ona verdiğimiz anlamın ve yakıştırdığımız özelliklerin dışında, kendine özgü ve kendinde olan, her zamanda geçerli ve değişmez bir yapısı vardır. Nesne, insanların değil, insanların dışında öncesiz ve sonrasız bir nesneler dünyasının varlığıdır.
Fiziğin ürünü olmadığı gibi metafiziğin de ürünü değildir, kendi saltık(mutlak) yapısı içindedir. Gerçek, böylesine ideal bir yapı taşıyanın niteliğidir. Husserl, bu savıyla tümüyle Platon’un savına yaklaşır.
Devamını Oku »
Etiketler: Bilim, Edmund Husserl, eidetik, Felsefe, Fenomenoloji, Fizik, Matematik, Platon

Batı tiyatrosu bugün de genel olarak Stanislavski’nin sahne düzeni ve oyunculuk anlayışına dayalı bir gerçekciliği sürdürmekle birlikte, 20. yüzyılın ilk yarısında dışavurumculuk, gelecekçilik ve Bertolt Brecht’in epik tiyatrosu gibi gerçekçilik karşıtı akımlar da etkili oldu.
Bu akımların hepsi farklı amaçlar ve yöntemlerle de olsa, sanatın gerçeği yansıttığı düşüncesine karşı çıktılar; doğallık yanılsamasını kırarak sanatın doğal değil yapılmış bir şey olduğunu savundular. Geliştirdikleri deneysel teknikler tiyatroyu bir vakit geçirme ve eğlenme aracı olmaktan çıkardığı için de çoğu zaman seyirci çekemedi, hatta skandallara yol açtı.
Bu yeni akımların bir başka özelliği de, oyun yazarları kadar sahne tasarımcıları ve yönetmenlerin de öne çıkması, kuramcı kimliğini kazanmalarıydı.
Devamını Oku »
Etiketler: çağdaş tiyatro, eğlence, kültür, oyun, sahne, sanat, tiyatro

Batık Mu kıtası ve Mu uygarlığı hakkındaki bilgilerin çok büyük bir bölümü, 19. yüzyılda yaşamış olan İngiliz araştırmacı James Churchward’ın incelemeleri neticesinde gün yüzüne çıkmıştır.
İngiliz silahlı kuvvetlerinde albay olan Churchward, 1880′li yıllarda Hindistan ve Tibet’te görevle bulunduğu sıralarda bu kıta hakındaki ilk bilgileri edinmiş, emekliliğinden sonra da Orta Amerika’da araştırmalarını tamamlayarak bu batık uygariık hakkında beş eser yazmıştır.
Churcward’ın kaynakları, Batı Tibet’te bir mabette, bu mabedin başrahibi tarafından kendisine verilen “Naacal Tabletleri” ile, Amerikalı Jeolog William Niven’in 1921-23 yılları arasında Meksika’da ortaya çıkardığı tabletler olmuştur.
Devamını Oku »
Etiketler: dünya, eski uygarlıklar, gezegen, ilk, Jeoloji, kuş, Medeniyetler, mu uygarlığı, nasıl, Neden, niçin, silah, tarih, Teoriler, Uzay

Doğaçlama Tiyatro, özellikle Avrupa ve Amerika’da geniş kitleler tarafından yapılan ve bilinen bir iş. Robin Williams, Jim Carrey gibi pek çok ünlü komedyen ve oyuncu doğaçlama tiyatro yapılan kulüplerde keşfedildiler.Bugün için de hala Amerikan eğlence dünyasının en büyük oyuncu kaynağı bu kulüpler.
Ayrıca “Whose line is it anyway? ve “Mock the week” gibi Amerikan ve İngiliz televizyonlarında birer efsaneye dönüşmüş televizyon şovları da doğaçlama tiyatro zemin alınarak hazırlanıyor.
Devamını Oku »
Etiketler: aktör, Doğaçlama tiyatro, kültür, oyun, robin williams, sanat, tiyatro

630-680 arasındaki 50 yıllık zaman Gök-Türklerin hürriyetlerini kaybettikleri bir matem devresi oldu.
Her ne kadar Orta Asya’da millet olarak Türkler varlıklarım, dil, inanç ve geleneklerini muhafaza etmişlerse de müstakil bir devletten yoksunluk, “Bey’lik erkek evladın kul, hatun’luk kız evladın cariye” olması, Gök-Türkler için haysiyet kırıcı bir ıstırap kaynağı teşkil ediyordu.
Millet şöyle diyordu: “Ülkeli bir kavim idim, şimdi illkem nerede? Hakanlı bir kavim idim, şimdi nerede hakanım?” Gök-Türkleri bu felakete sürükleyen sebepler, kitabelerden anlaşılacağına göre, şu üç noktada toplanmaktadır: Devamını Oku »
Etiketler: altaylar, göktürkler, ilk türkler, kutluk devleti, Osmanlı, tarih, Tarih ve Savaşlar, türkler, timur
|
Son Yorumlayanlar