
Osmanlı Devleti ‘nin ilk başkentlerinden biri olması hasebiyle Bursa, devletin, idarî, siyasî, dinî, ilmî, kültürel, sosyal ve ekonomik hayatında önemli derecede rol oynayan bir merkezdi. Çok daha sonraları gelecek olan Keçecizâde Fuad Paşa’nın “Bursa Osmanlının dibacesidir” sözü, Bursa’nın Osmanlı tarihinde oynadığı role işaret etmektedir.
Kurulusu, milattan önceki yıllara dayanan Bursa, daha sonra Romalıların eline geçer. Roma’nın Doğu ve Bati olmak üzere ikiye bölünmesinden sonra çevresi ile birlikte Doğu Roma İmparatorluğunun (Bizans’ın) idaresinde kalmıştır.
Osmanlı Devleti ‘nin kurucusu olan Osman Bey’in siyasi faaliyetlerinden bahsedilirken işaret edildiği gibi Osman Bey, Bursa’yı kuşatma altına almış fakat fethine muvaffak olamamıştı. Bununla beraber Bursa’ya Bizans’tan gelecek yardıma mani olmak için, şehrin yakınlarına iki kale yaptırmış, bunlardan birine Ak Timur’u, diğerine de Balabancık’ı muhafız olarak tayin etmişti. Böylece Osman Bey, Bursa’ya dışardan gelebilecek yardim yollarını denetim altına almış oluyordu. Bu sebeple 1315 yılından itibaren Bursa, Osmanlılar tarafından çevresinde inşa edilen kaleler vasıtasıyla bir mânâda muhasara altına alinmiş oluyordu.
Devamını Oku »
Etiketler: ölçü, Bursa, hükümdar, ilk, kuş, marmara, Osmanlı, tarih

Bakteriler, monera aleminde yer alır ve prokaryot hücreli canlılardır.
Hollandalı bir kumaş tüccarı olan Leeuwenhoek´un en büyük merakı, çıplak gözle görülmeyecek kadar küçük nesneleri kendi yaptığı merceklerle incelemekti. Bazıları bir toplu iğne başı büyüklüğünde olan bu küçük ama güçlü mercekler nesneleri 200 kez büyüte biliyordu .
Leeuwenhoek bu merceklerle önce durgun bir sudaki küçük hayvancıkları, ardından daha küçük olan bakterileri görmeyi başardı.
Daha sonra kendi tükürüğündeki bakterileri gözlemleyerek şekillerini çizen Leeuwenhoek , böylece yepyeni bir, alemi gözle görülmeyen canlıların dünyasını keşfetmiş oldu ve bu görüş alanında hareket eden çeşitli küçük organizmalar bulunduğunu görerek hayret etmiş heyecanlanmış ,gördüklerini hemen İngiliz Kraliyet Bilim derneğine bildirmiştir.
Devamını Oku »
Etiketler: abd, ölçü, Bilim, Bilim Adamları, bitki, dünya, Fizik, hayvan, ilk, Kimya, kuş, Neden, saat, Spor, Takı, tezler, yılan

Hz. Muhammet (s.a.v) bir gün evinde yatak kıyafetiyle oturmuş, az önce kendisini ziyarete gelen Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’le konuşuyordu. Bir süre sonra kapı çalınmış ve kendisine Hz. Osman’ın geldiği bildirilmişti,
Hz. Osman’ın geldiğini öğrenen Hz. Muhammet (s.a.v), hemen başka bir odaya geçerek, üzerindeki geceliği çıkarmış elbiselerini giymişti. Hz. Muhammet (s.a.v)’in bu davranışını gören Hz. Ayşe, elbiselerini neden giydiğini sormuş ve şu karşılığı atmıştı:
“Osman’dan melekler utanır, ben nasıl utanmam!..)”
Ne acıdır ki, Hz. Muhammet (s.a.v)’in böylesine saygısını kazanan bu büyük adam, öldürmesini bilmediği için, kendisine baş kaldıranlar tarafından vahşice öldürülecekti…
Hz. Osman, Hicret’ten 47 yıl önce, bugünkü tarihle 575′te Mekke’de dünyaya gelmişti. Mekke’nin soylu Kureyş ailesindendi, O tarihlerde Kureyşliler birçok kollara ayrılmışlardı. Bunların en önemlileri, Hz. Muhammet (s.a.v)’in de bağlı bulunduğu Haşimiler, öbürü Hz. Osman’ın soyu olan Emevilerdi. Bu iki aile Mekke’yi birlikte yönetiyordu.
Devamını Oku »
Etiketler: abd, dünya, ilk, kitap, kuş, nasıl, Neden, niçin, saray, savaş, Takı, tarih, Tarım ve Hayvancılık

1 Nisan şakasının ortaya çıkışı ile ilgili birkaç rivayet bulunmasına karşın en çok itibar göreni budur.Ayrıca 1 tane daha vardır oda Türkleri zamanında hile ile yendikleri gün olan 1nisandır, büyüzden hile günü de denir.
Rivayete göre Fransa´da 1564´e kadar yıl 1 Nisan günü başlarmış. Fakat o yıl kral Charles IX takvimi değiştirme kararı vermiş. Ve 1 Ocak uygulamasına geçilmiş. 1 Ocak 1565 tarihinde herkes birbirine hediyeler sunmuş, “mutlu yıllar” dilemiş.
Fakat 1 Nisan gelip çattığında bazı cingöz muzipler, sanki yılbaşı kutlanıyormuşçasına, eskiden olduğu gibi yine hediyeler alıp vermişler. Bunu muziplik nedeniyle “şaka” niyetine, “gülmek için” yaptıklarını söylemişler. O günden itibaren, her yılın 1 Nisan günü, büyük-küçük herkes biribirine şaka yapmaya koyulmuş.
Fransa´da yılın bu döneminde, yani Nisan ayının başında, balık avı yasaktır. Zira bu dönem balıkların üreme mevsimidir. İşte böyle bir ortamda muziplik yapmayı sevenler balık avcılarını kandırmak için ırmaklara çiroz ringa balıkları atmışlar. Atarken de “Nisan Balığı” diye bağırmışlar.
Günümüzde tatlı sulara balık atılmıyor, ama balık şeklinde çikolatalar yeniliyor, dostlar işletiliyor, insanların arkasına kağıttan balıklar iliştirilerek gülüşmelere yol açılıyor.
Devamını Oku »
Etiketler: dünya, Fizik, futbol, nasıl, Neden, Sağlık, Spor, Takı, tarih

İspanya, Meça Kenti’nin köylerinden biride elli yaşlarında soylu bir adam yaşardı. Bu adam boş zamanlarını şövalye romanları okuyarak geçirirdi. Bu onda öyle bir tutku haline gelmişti ki kendini okuduğu romlarda anlatılan “gezici şövalye” olarak görmeye başlamıştı. Artık o, evinde oturamazdı, Romalarda olduğu gibi zırhını ve silahlarını alıp serüvenden serüvene koşmalıydı.
Fakat bir eksiği vardı, okuduğu romanlarda her şövalyenin yaptığı kahramanlıkları adadığı bir prensesi olurdu. Prenses olarak kendi köyünde yaşayan ve çok güzel bir kız olan Aldonz Lorence’yi seçtikten sonra yola koyuldu yolda kendisinin şövalye ilan ettirmediğini hatırladı, bu yüzden yolda gördüğü ilk kişiye kendini şövalye ilan ettirecekti.
Biraz daha yol aldıktan sonra bir han gördü, bu hanı bir şatoya benzetti, içindede kendini şövalye ilan edecek bir soylunun yaşadığını düşündü. Hancı Don Kişot’u ilk gördüğünde onun nasıl bir insan olduğunu ve onun suyuna gitmeyi kendisi için uygun olacağını düşündü ve Don Kişot’un isteğini geri çevirmedi. Sabaha karşı uydurma bir tören düzenleyip Don Kişot’u şövalye ilan ettiler.
Devamını Oku »
Etiketler: dünya, ilk, kitap, nasıl, saat, savaş, silah, Takı

Yunanistan Sınırı
Türkiye-Yunanistan karasuları sınırı, Akdeniz’de Mets adası önlerinden baslar. Akdeniz’de Tütkiye-Yunanislan karasuları sınırı Meisten sonra Öniki Adalar dışta kalacak şekildedir. Meis adasının Türkiye kıyılarına uzaklığı 3 km den daha azdır.
Türkiye bu kesimde, bir karasuları sınırı varlığını kabul edemez. Çünkü, adaların minimum 3 millik karasulan hakkı olduğu kabul edilirse; Türk gemilerine Meis adası ile Teke yöresi arasındaki geçiş hakkı, kendiliğiden kapanmış olur.
Türkiye’nin güneybatı kıyılarını denizden kuşatan adalar topluluğu (On iki ada), 1911 Trablusgarp Savaşı’na kadar Osmanlı Devletine bağlı idi.
Savaşta İtalya’nın işgaline uğrayan adalar, 1946′ya kadar bu statüyü korudu. Ancak II. Dünya Savaş’ından yenik çıkan italya bu adaları 1947′de boşaltınca, Rum nüfus varlığını gerekçe gösteren Yunanistan Türkiye’nin aktif bir politika izlememesinden de yararlanarak adaları ülkesine katmıştır.
Devamını Oku »
Etiketler: Atatürk, avrupa, Örgü, ölçü, dünya, Fizik, hayvan, ilk, istanbul, kuş, marmara, Neden, Osmanlı, Oyuncak, saat, savaş, silah, Takı, tarih, türkiye, uçak
|
Son Yorumlayanlar