Oca 31

Güney Amerika’da yer alan Amazon Nehri (İspanyolca: Río Amazonas, Portekizce: Amazonas), Afrika’daki Nil Nehri ile birlikte dünyanın en uzun nehirlerinden biridir. Büyük Okyanusa 160 km mesafede, Peru’daki And Dağlarının doruklarından doğarak doğuya doğru bir seyir izleyip Atlas Okyanusuna dökülür. 6,400 km uzunluğundaki Amazon’un taşıdığı su miktarı Mississippi, Nil, ve Yangtze Nehirlerinin taşıdıkları suların toplamından fazladır (tüm dünya nehirlerinin taşıdığı suyun yaklaşık % 20-25 ini taşıdığı sanılmaktadır).
Amazon Nehri, yaklaşık yıllık ortalaması 180.000 m³/sn olan debisiyle ve suladığı alanın (Amazon Havzası) büyüklüğü itibarıyla da birinci sıradadır. Denize döküldüğü Atlas Okyanusu kıyılarında genişliği yaklaşık 300 kilometredir. Amazon’un ağzı 1500′de Pinzon tarafından keşfedilmiş, nehrin kaynaklarıysa ancak 1941′de Bertrand Flornoy’un yönettigi ekip tarafından bulunmuştur.Ve Çok yararlı olduğu keşfedilmiştir.
Güney Amerika’da And Dağlarından doğup, Atlas Okyanusuna dökülen 6275 km uzunluğunda büyük bir nehir. Havzası 5.318.100 kilometrekaredir. Havzasının genişliği ve suyunun çokluğu bakımından dünya nehirlerinin birincisi, uzunluğu bakımından ise ikincisidir.
Devamını Okuyun.. »
Oca 30

OSMANLI TAŞRA TEŞKİLATI
TIMAR VE İLTİZAM SİSTEMİ: Osmanlı Devletinde taşra teşkilatının(merkez dışı) temelini tımar (dirlik)
sistemi oluşturuyordu.Devlet bazı bölgelerin vergi gelirlerini hizmet veya maaş karşılığı olarak
askerlere veya devlet görevlilerine ayırırdı. Bu gelir kaynağına DİRLİK denilirdi. Dirlikler 3′e
ayrılmıştı.
1-TIMAR: Tımar sistemine göre savaşta sivrilmiş,tımar beyi olma özelliği kazanmış sipahilere
verilen 3-20 bin akçe yıllık vergi geliri olan dirliklerdir.
2-ZEAMET: Savaşta üstün yetenek göstermiş olan tımar sahipleri ile devlet merkezindeki divân
çavuşlarına, müteferrika ve kâtipler ile eyalet ve sancaklardaki ileri gelen devlet
görevlilerine verilen yıllık vergi geliri 20-100 bin akçe arsındaki dirliklerdir.
3-HAS: Padişah ve ailesine, sadrazam, vezirler, beylerbeyi ve sancak beylerine verilen geliri 100
bin akçeden fazla dirliklerdir.
Devamını Okuyun.. »
Oca 29

Tuz Gölü (salt lake veya saline lake) suyun gövdesinin kara ile çevrilmesidir.Yoğun bir tuz kütlesine sahiptir(Çoğunlukla Sodyum Klorid) ve diğer mineraller önemli derecede pek çok gölden daha yüksektir(tuzun her bir litresinde enaz 3000 miligram olarak sıklıkla tanımlanır).Pek çok durumda deniz suyundan daha fazla tuz konsantrasyonuna sahiptir.
Özellikler
Tuz gölleri,göle akan ve içlerinde tuz,mineraller ihtiva eden sular ile şekillenir.Göl bunları dışarı bırakmaz çünkü Kapalı havza veya termaldir.Gölün suyu daha sonra buharlaşır ve arkasında çözülmemiş tuzları bırakır.Bu da onun tuzluluğunu artırır.Böylece kendisinden tuz elde edilebilecek hale gelir.Yüksek tuzluluk ayrıca gölde özelliği olan bitki örtüsü ve canlıların varlığına öncülük edecektir. Eğer göle akan suyun toplamı,buharlaşan sudan daha az ise;göl suyu kaybolacak ve ardında tuz tabakası bırakacaktır(Buna ayrıca tuz tavası da denir).
Devamını Okuyun.. »
Oca 28

Feride küçük yasdayken annesi ölen , babasinın da onunla fazla ilgilenemediği için büyükannesinin yaninda büyümüstür. Okul yaşına gelince Feride’ yi bir Fransiz kiz yatili okuluna yollamislardir. Feride neseli, zeki, çok asi, çok hareketli bir kizdir. Firsat buldukça bir erkek gibi agaçlara tirmanip daldan dala atladigi için ögretmenlerinden biri onu çalikusuna benzetmis, sonra da bu benzetme, onun adi olarak kalmistir.
Babasinin da ölmesi üzerine Feride’ nin, yakini olarak sadece bir teyzesi kalmistir. Feride, okulun tatillerini her zaman teyzesinin evinde geçirmektedir.Bu teyzenin Kamuran adli, Feride’ den büyük bir oglu vardir. Kamuran Feride’ den agir basli, kiz gibi bir erkekdir. Bu yüzden Feride sürekli onla dalga geçmektedir. Fakat bunlarin arasinda Kamuran, Feride’ yi farkinda olmadan büyük bir askla sevmeye baslamisdir. Bu sevgi bir sure sonra karsilikta görür. Feride de Kamurana karsilik vermektedir. Feride’ nin teyzeside bu durumu çok istedigi için, Feride okulunu bitirdikten sonra iki gencin evlenmeleri kararlastirilir.
Devamını Okuyun.. »
Oca 27

Nizamü’l Mülk, Büyük Selçuklu devletinin, idâri, malî ve askeri teşkilatını kuran ve kurduğu bu teşkilat bütün müslüman devletlerce örnek alınan, mahir bir devlet adamıdır.
Alp Arslan ve Melikşah devirlerinde (1064′ten vefat ettiği 1092′ye kadar) 29 yıl fasılasız devam eden vezirliği esnasında yaptığı icraatlarla bütün Müslümanların gönlünde taht kurmuş değerli bir âlimdir.
Asıl ismi Hasan olan Nizamü’l Mülk, 10 Nisan 1018′de Horasan’ın eski kültür merkezlerinden olan Tuş şehrine bağlı Nukan kasabasında doğmuştur. Babası Ali bin İshak, Gazne Devletinde vazife gören bir devlet memurudur.
Nizamü’l Mülk ve kardeşi, devrin meşhur fâkihlerinden Ebu’l Kasım Abdullah’ın yanında mükemmel bir tahsil görmüşlerdir. Öyle ki Nizam-ül Mülk henüz 11 yaşında iken Kur’an-ı Kerim’i ezberlemiş ve yine çok genç yaşta iken fıkıh âlimleri arasında zikredilir olmuştur.
Devamını Okuyun.. »
Oca 26

Kasideler, daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Kaside şairlerine kaside-gü (kaside söyleyen), kaside-sera ya da kaside-perdaz (kaside yazan) denir. Çok katı bir kalıpla yazılan kasideler, 6 bölümden oluşur
Kasidenin Bölümleri
• Birinci bölüm 15-20 beyitliktir. Bu ilk bölüme, aşıkane duygular yer alıyorsa “nesib”, bahar, doğa, bayram gibi konulara değiniliyorsa “teşbib” adı verilir.
• İkinci bölüm girizgah ya da girizdir. Genellikle tek beyitten oluşur ve burada şair medhiyeye (övgüye) geçeceğini bildirir. Girizgah konuya uygun ve nükteli olmalıdır.
• Üçüncü bölüm medhiyedir. Bu bölümde asıl konu anlatılır. Beyit sayısı konuya ve şaire göre değişen medhiye bölümü kasidenin en sanatlı beyitlerini içerir.
Devamını Okuyun.. »
Oca 25

Metabolizma sonucu hücrelerden oluşan zararlı,yararsız ve gereksiz olan mad. Boşaltım Maddesi, bu mad. dışarı atılmasına Boşaltım, boşaltım yapmaya yarayan sisteme Boşaltım Sistemi denir.
Canlılar yaşadıkları yer ve ortamla ilişkili olarak boşaltım yapmak için farklı adaptasyonlar kazanmıştır.
BOŞALTIMLA ATILAN MADDELER
Proteinlerin yıkılması sonucu ortaya (Üre,Ürik Asit ve Amonyak) çıkar.
Hemoglobinin yıkılması için safra gereklidir.
Ayrıca Reçine,Yağ ve Mumsu maddelerde birer boşaltım maddesi olarak sayılır.
Devamını Okuyun.. »
Oca 24

Selçuklu-Beylikler ve Osmanlı Dönemleriydi
Bu destanın kahramanı Türkler arasında Battal Gâzi adıyla benimsenmiş bir Arap savaşcısıdır. Asıl destan, VIII. yüzyılda, Emevî’lerin hırıstıyanlarla yaptıkları savaşlarda büyük kahramanlıklar göstermiş Abdullah isimli bir kişiyle ilgili olarak doğmuştur.
Battal arapça kahraman demektir, Battal Gâzi, Arap kahramanına verilen unvanlardır. Türklerin müslüman olmalarından sonra Battal Gâzi destan tipi Türkleştirilmiş önceki destan epizotlarıyla zenginleştirilmiş ve anlatım geleneği içine alınmıştır. XII ve XIII yüzyıllarda Battal-Nâme adı ile ve nesir biçimi yazıya geçirilmiştir. Hikâyeci âşıkların repertuarlarında da yer almıştır.
Devamını Okuyun.. »
Oca 23

İnsan kan hücreleri, insan “homeostasis”ini sağlamaya yardımcı olurlar.Homeostazi (denge), açık bir sistemin, bağlantılı kontrol mekanizmaları tarafından kontrol edilen dinamik eşitlikler aracılığıyla, kendi iç ortamının sabit bir hal sağlayabilmesidir.
Tek hücreli ya da çok hücreli tüm organizmalar, homeostasis gösterir: Hücresel düzeyde pH değerinin ayarlanması, organizma düzeyinde vücut sıcaklığının sabit tutulması ve ekosistem düzeyinde bitkilerin karbondioksit fazlalığında daha hızlı büyümesi buna örnek olarak gösterilebilir. Doku ve organlar da homeostasis sergilerler.
Devamını Okuyun.. »
Oca 22

İsim soylu kelimelerin sonuna gelerek onların yüklem olmasını sağlayan, ek hâlindeki fiildir.
“imek” fiilinin ek olarak kullanımıdır. Genellikle bitişik yazılır.
Dört kipe göre çekimi vardır:
Geniş zaman
-di’li geçmiş zaman
-miş’li geçmiş zaman
Şart kipi
Devamını Okuyun.. »