May 31

Maddeye dışarıdan ısı verilir yada alınırsa maddenin sıcaklığı değişir. Dışarıdan ısı alan maddenin Kinetik Enerjisi dolayısıyla taneciklerinin titreşim hızı artar. Tanecikleri bir arada tutan kuvvetler yenilerek birbirinden uzaklaşmaya başlar. Buna genleşme denir.
Maddenin ısı kaybetmesi durumunda taneciklerinin Kinetik Enerjisi azalır. Madde soğur ve tanecikler birbirine yaklaşır.
Sıcak bir cisim ile soğuk bir cisim birbirine değdirildiğinde aralarında ısı alışverişi yaparak ısısal dengeye ulaşırlar ve sonunda karalı bir durumda kalırlar.
Devamını Okuyun.. »
May 30

Bakteriyofaj (bakteri ve Yunanca phagein, ‘yemek’ fiilinden türetme), bakterileri enfekte eden bir virüstür. Terim genelde kısaltılmış hali olan faj olarak kullanılır.
Ökaryotları (hayvan, bitki ve mantarları) enfekte eden virüsler gibi fajlarda da büyük bir yapısal ve iÅŸlevsel çeÅŸitlilik vardır. Tipik olarak proteinden oluÅŸan bir kabuk ve içinde yer alan genetik malzemeden oluÅŸurlar. Genetik malzeme DNA veya RNA olabilir, ama genelde 5 - 500 kilo baz çifti uzunluÄŸunda çift sarmallı DNA’dan oluÅŸur. Bakteriyofajlar genelde 20 ila 200 nm arası büyüklükte olurlar.
Devamını Okuyun.. »
May 29

İlk elektrikli ekmek kızartma makinası 1909 yılında General Electric tarafından üretildi. Bu dönemde üretilen kızartma makinasında bir tel örgünün üzerine konulan bir dilim ekmek tek taraflı ısı aldığı için diğer tarafının kızarması ekmeğin çevrilmesi ile mümkün oluyordu.
Devamını Okuyun.. »
May 28

Yanardağlar, yeraltındaki ergimiş kayaların ,kaya parçalarının ve gazların yerkabuğundaki açıklıklardan püskürdüğü oluşumlardır.Art arda olan püskürmeler sonucunda maddelerin üst üste yığılmasıyla ortaya çıkan yükseltiler de aynı biçimde adlandırılır.Yüzeye çıkan ergimiş durumdaki maddeler zamanla katılaşarak volkanik kayaları oluşturur .Depremler gibi yanardağların da çoğu levha sınırlarına yakın yerlerde bulunur.Öte yandan, nasıl ki, levha sınırlarına uzak yerlerde de zaman zaman deprem olursa, bazı yanardağlar da levhaların iç bölümlerinde bulunur.
Devamını Okuyun.. »
May 27

Sansürlenen İlk Film Dünya Savaşı sonu. İşgal Kuvvetleri İstanbul’da. Sinemalarda “Mürebbiye” diye bir film oynuyor. 1919 yılında Hüseyin Rahmi’nin aynı adlı eserinden Ahmet Fehim tarafından sinemaya uyarlanmış filmde, bir Osmanlı konağındaki çapkın bir Fransız mürebbiyenin aÅŸkları anlatılıyor.
Çapkın mürebbiye, konaktaki herkesi baÅŸtan çıkarır. Bunu göre Fransız İşgal Kuvvetleri Generali PronÅŸe, filmdeki bir Fransız kızının düşük ahlaklı oluÅŸunu kabullenemiyor ve filmin Anadolu’da gösterimini yasaklıyor. Böylelikle Türk Sineması’ndaki ilk sansür olayı gerçekleÅŸiyor. Sansür Kurulu’nun BaÅŸlangıcı 7 Åžubart 1923′de İzmir İktisat Kongresi toplandı. Kongrede bazı üyeler, ahlaka aykırı filmlere sansürün uygulanması gerektiÄŸini belirttiler. 1932 yılına kadar merkezi bir sansür kurulu kurulmadı ama film gösterime girmeden önce mahalli polis tarafından izlenir ve filmin uygun görülmeyen yerlerini kesebilir sonra gösterimine izin verilirdi.
Devamını Okuyun.. »
May 26

İtalyan matematikçi Niccolo Tartaglia, üçüncü derece denklemlerin çözümüne iliÅŸkin buluÅŸuyla tanınmıştır. Yoksul bir ailenin oÄŸluydu. DoÄŸduÄŸu kentin 1512′de Fransız Birlikleri tarafından yaÄŸmalanışı sırasında, kendisine sonraki yıllarda soyadı olarak kullanacağı ‘kekeme’ anlamındaki Tartaglia takma adının verilmesine neden olan bir konuÅŸma zorluÄŸuna yol açan ağır yaralar aldı. Kısa bir süre, bir özel öğretmen yardımıyla, daha sonra da kendi başına yürüttüğü öğreniminde çok hızlı bir ilerleme kaydetti.
Devamını Okuyun.. »
May 25

Devinime neden olan neden olan etkiler insanları uzun süre ilgilendirmiş ve bu konuda Galileo ve Newton zamana dek pek başarılı sonuçlar elde edilmemişti. Galileo’dan önce filozoflar, bir cismi devindirebilmek için kesinlikle bir etkinin, yani bir kuvvetin gerektiğini ileri sürmemişler ve <
> halde bir cismin durması gerektiğine inanmamışlardı.Gerçekten bir düzlem üzerinde bir cisim kaydırılmak istenirse, cismin kısa bir süre gittikten sonra yavaşlayıp durduğu gözlenir. Bu gözlem dış bir kuvvet olamadığı sürece kaymanın olmadığı düşüncesini destekler. Galileo yaptığı deneylerde bu inancın gerçek olmadığını gösterdi.
Devamını Okuyun.. »
May 24

Eski Hun beylerinden birinin çok güzel iki kızı vardı. Bu bey kızları ile ancak Tanrıların evlenebileceğini düşünüyordu. Bu sebeble ülkesinin kuzey tarafında yüksek bir kule yaptırarak iki güzel kızını Tanrılarla evlenmek üzere buraya yerleştirdi.
Bir süre sonra kuleye gelen bir kurdun Tanrı olduÄŸu düşüncesiyle kızlar bu kurtla evlendiler. Bu evlenmeden doÄŸan Dokuz OÄŸuzların sesi kurt sesine benzerdi. Göç Destanı Uygurların yurdunda “Hulin” isimli bir daÄŸ vardı. Bu daÄŸdan TuÄŸla ve Selenge isimli iki ırmak çıkardı. Bir gece oradaki bir aÄŸacın üzerine gökten ilâhi bir ışık indi. iki ırmak arasında yaÅŸayan halk bunu dikkatle izlediler.
Devamını Okuyun.. »
May 23

İcat edildiÄŸi ilk yıllarda birçok farklı versiyonu mevcuttu. Bunun için onlarca patent alınmıştı. Ayrı bir parça olarak diken eklenmiÅŸ telleri ilk kez Lucien B. Smith Amerika’da icat etti. 1867 yılında patenti onaylandı. Patenti alınmış olmasına raÄŸmen bunu ürettiÄŸi hakkında hiçbir kesin bulgu yoktur. Aradan çok geçmeden yine Amerika’da William Donison Hunt isimli bir mucit farklı tipte bir dikenli tel için patent aldı. Yine Amerika’da Micheal Kelly 1868 yılında Kelly’nin Elması adında deÄŸiÅŸik bir çit teli için patent aldı.
Devamını Okuyun.. »
May 22

Bütün döllerde kromozom sayısının değişmez kalabilmesi için (sperm ve yumurtanın birleşmesinden kromozom sayısı iki katına çıkacağından dolayı) farklı bir hücre bölünmesi gelişmiştir. Mayoz bölünme ismini alan bu tip bölünmede, kromozom sayısı yarıya indirgenir. Mayoz bölünmenin sonunda meydana gelen gametler diğer vücut hücrelerinin aksine n sayıda kromozom taşır (bazı bitkilerde ve bir hücrelilerde bireyin kendisi yaşantısı boyunca haploid kromozomlu olduğundan mayoz bölünmeye gerek kalmaz). Normal olarak soma hücrelerinde 2n kromozomlardan homolog olanlar, boyuna, sinaps dediğimiz aralıklarla birbirinin yakınında uzanırlar.
Devamını Okuyun.. »