Mar 31

Erken dönem Hellen banyo yapılarında olsun, Roma İmparatorluk dönemi kompleks hamamlarında olsun, hypokaust sistemi uygulamaları prensipte aynı çalışma düzeneğine sahip olduğundan genel terminolojisinde farklılık görülmez. Buna karşın, özellikle Roma İmparatorluk döneminde ortaya çıkan gelişkin planlar, mekan içindeki bölümlerde farklılıklar ortaya koymuş ve erken örneklerde olmayan bu kısımlar da terminolojideki tek farklılık olarak ortaya çıkmıştır. Burada ise terminoloji, özellikle üzerinde yoğunlaşılan hypokaust sistemi nedeniyle iki farklı bölümde, ısıtmanın yapıldığı taban altı ‘alt yapı’, taban üzerindeki asıl yıkanma bölümleri ise ‘üst yapı’ şeklinde ayrılarak incelenmiştir.
Devamını Okuyun.. »

Mar 31

Fermi’den yedi yaş küçük, Macaristan doğumlu Teller, “lazer ışınları gibi delici yeşil gözlere, heyecanlanınca hareket eden kalın, fırçamsı kaşlara sahipti,sağlam kanıları ve onlara karşı çıkıldığı zaman çabuk atan tapası vardı. Fermi onun için “Bu genç adam düş gücüne sahip “ derdi. “Yaratıcılığının bütün üstünlüğünü elde etmek için, uzun bir yol aşacak.”.

Fermi, haklıydı. Teller, kendini Atom bombası projesine öylesine adadı ki bu onun ev yaşamına, küçük oğlu Paul’e ayrıdığı zamana bile bulaştı. Paul’e abece öğretirken şunu yazabiliyordu:
Devamını Okuyun.. »

Mar 31

Demir, nikel, çelik gibi bazı metalleri kendine çeken, bunu da manyetik kutup özelliği sayesinde yapabilen maddeye mıknatıs denmiş. Manyetik alana sahip materyale mıknatıs denir yani. O da özünde bir metaldir ve çoğunlukla “U” harfi şeklinde biçimlendirilmiştir. İki ucu, diğer bir deyişle iki kutbu, manyetik bir itme ve çekme gücüne sahiptir.

Aslında her şeyin kendine göre bir çekilme yetisi vardır. Demirinki çok yüksekken, sıvı oksijeninki çok düşüktür örneğin. Su bile manyetik alan tarafından hareketlendirilebilir.

Bahsettiğimiz bu manyetik çekiş ve itiş gücüne doğal olarak sahip bulunan tiptekilere tabii ya da doğal mıknatıs, sonradan kazandırılan güçlerle bu hale gelmiş olanlara suni ya da yapay mıknatıs, ham demirden bir parçanın çevresine sarılmış selenoit isimli geçirgen bir madde yardımıyla elektrik akımı geçiren ve bu şekilde mıknatıs özelliği kazanmış olanlara da elektromıknatıs denir. Elektromıknatıs geçici, diğer ikisi ise kalıcı mıknatıs özelliğine sahiptir.
Devamını Okuyun.. »

Mar 31

Alttaki videoda Tişört katlamanın pratik ,hemde çok pratik bir yolu var bence mutlaka izleyin ve görün..

Mar 31

Denizlerin altına inmek, deniz içi ve deniz dibi nimetlerinden yararlanmak düşüncesinin insan muhayyelesini uğraştıran binlerce yıllık bir geçmişi vardır.Fakat denizlerin gizleyici ve örtücü niteliğinden yararlanılarak denizaltı gemilerini Deniz Kuvvetlerine bir vurucu güç unsuru olarak katılması fikrinin Büyük İskender ile başladığı rivayet edilir.Aristo, İskender’in Tyre şehrinin alınmasında kendisine 7 ay mukavemet eden bu denizci ve muharip insanları yenebilmek için fıçı şeklindeki su altı silahlarından istifade ettiğini yazmaktadır.1465′te Kyeser’in Almanya’da,1531′de De Lorena’nın İtalya’da Nemi gölünde birer saat ve Osmanlı’da da saray eğlenceleri kapsamında timsah biçimli bir tekne ile bir süre su altında su altında kaldıkları olmustur.
Devamını Okuyun.. »

Mar 31

Albert Einstein onun için “paranın ve şöhretin bozamadığı insan” dedi. Marie Sklodowska Curie (1867-1934), 1863 yılında, Ruslar’a karşı yapılan başarısız bir ayaklanmadan kısa bir süre sonra, Polonya’da doğdu. Babası lisede fizik öğretmeni annesi ise ilkokul öğretmeniydi. Lise eğitiminden sonra, Pariste bulunan ağabeyinin ve kız kardeşinin eğitim giderlerini karşılamak için çalıştı. Aynı zamanda Paris’e gitmek için de para biriktirdi.O çağların polonyasında kızların üniversitede okuması duyulmuş işitilmiş bir şey değildi. 1891 yılında Sorbonne Üniversitesgine girdi. Marie Curie o tarihlerde madde olanaksızlıklar içinde olmasına karşın (bir keresinde sınıfta açlıktan bayılmıştı) sınıfını en başarılı öğrencisiydi.
Devamını Okuyun.. »

Mar 31

Lokomotifi ilk düşünen, daha doğrusu ilk gerçekleştiren Trevithick oldu. 1801′de inşa ettiği ve kendinden öncekilerden daha başarılı bir sonuç alamadığı buharlı arabası hatırlardadır. Bu başarısızlık buharlı lokomotifin mucitini sarstı; sabırsız, ama hünerli bir kişi olduğundan başka şeyler üzerinde çalışmaya başladı. Ancak, emeklerinin büsbütün boşa gitmesini de istemediğinden, bir süre sonra makinesinin ray üzerinde giden arabaya bağlanmasını madencilere teklif etti.

İcadını yalnız Merthyr-Tydvil Firması kabul etti (1804), fakat bu büyük bir yarar sağlamadı. Araç, beygirin yerini tutmasına tutuyordu ama, ne ondan daha hızlı gidebiliyor, ne de güven verebiliyordu. Perdahlı bir yüzey üzerinde tekerlekli araçla taşıma, ancak hafif yükler için mümkündü. Çünkü belli bir ağırlık aşılınca, kayma yapıyordu. Mühendisler bu sakıncayı giderici çareler aramaya koyuldular. Bu yoğun çalışmalar, kömürün buharlı araçla taşınması işinin gerçek bir ihtiyaç halini aldığını ispatlamaktadır.
Devamını Okuyun.. »

Mar 31

Televizyondan veya gazetelerden, bizde pek olmasa da ABD’de polis sorgulamalarında gerektiğinde bir sanığın yalan makinesine bağlanarak, doğruyu söyleyip söylemediğinin kontrol edildiğini görmüş veya okumuşsunuzdur. Hatta ABD’de FBI veya CIA gibi çok önemli devlet görevlerine alınmaya aday memurlara da bu test uygulanmaktadır.

‘Polygraph’ denilen bir alet ile sanığa 4-6 adet sensör bağlanır. Bu sensörlerden gelen çeşitli sinyaller, dönmekte olan bir kağıdın üzerine grafik olarak kaydedilir. Bu sensörlerle sanığın,
Devamını Okuyun.. »

Mar 30

Bu usta Hekim, eşsiz hekim Zekeriya el-Razi’nin öğretmeniydi. Ünlülerin deyimiyle, şans öğretmenden çok müridinin tarafını tuttu. Razi ile kıyaslandığında, insanlar öğretmeni Ali hakkında çok az şey bilmektedir.

Ali İbn Rabban’ın soyadı, Ebu’l-Hasan, tam adı da Ebu’l-Hasan Ali Bin Sahl Rabban el-Taberi idi. İS. 838′de doğdu. Babası Sahl, saygın bir Yahudi ailesinden gelmektedir. Onun doğasında varolan soyluluk ve sempati, onu kısa sürede hemşehrilerine öyle sevdirmişti ki onu “liderim” kelimesini ima eden Rabban ismiyle çağırıyorlardı.

Profesyonel olarak, Sahl oldukça başarılı bir hekim idi. Hattatlık sanatına da hakimdi. Bunun yanı sıra, Astronomi, Felsefe, Matematik ve Edebiyat disiplinleri ile derin bir anlayışa sahipti. Batlamyos’un kitabı Almagest’in bazı karmaşık makaleleri Sahl’in alimce uzmanlığı yoluyla çözümlenebilmiştir. Ondan önceki tercümanlar gizemi çözmeyi başaramamışlardı.
Devamını Okuyun.. »

Mar 30

Filmlerde görmüşsünüzdür. Aslında kulaklara zarar verebilecek kadar yüksek olan silah sesi, silahın ucuna takılan boru gibi çok basit bir madeni parça ile neredeyse işitilemeyecek kadar, çok düşük bir seviyeye indirilebilmektedir.

Gerçekten de susturucular silahın sesini çok aza indirirler ve de çok basit bir prensibe göre çalışırlar. Bir balon düşünün, bu balonu iğne ile patlattığınızda yüksek bir ses çıkar. Alt tarafı balonun içindeki basınçlı havayı boşaltmışsınızdır. Halbuki balonun ağzını çok az açarak basınçlı havanın yavaşça boşalmasını sağlarsanız, çok az bir ses çıkar.

Bir diğer örnek de şarap şişeleridir. Köpüklü şarap veya şampanya şişelerinin mantarları çıkartıldığında çok yüksek bir ses çıkmasına rağmen, normal bir şarabın mantarı çıkartıldığında az bir ses çıkar. Çünkü şampanya şişesinde mantarın arkasında sıkıştırılmış basınçlı gaz bulunmaktadır.
Devamını Okuyun.. »


Şu an 1. sayfadasınız12345>>...Son
Untitled Document MtN ürünleri: Dersler I Web tasarım teknik destek I Hediyelik eşyalar I Genel sağlık I Şiir I Resim-Fotoğraf I Ödev Arşivi I Turizm-Tatil
eXTReMe Tracker